 
<rss version="2.0"> 
<channel> 
<title>RSS - KOYDER- Kocaeli Ili Ardahan Olcek Koyluleri Yardimlasma ve Dayanisma Dernegi</title>
<link>http://www.olcekkoyu.com</link> 
<language>tr</language> 
<item><title>Psikolojik Durumunuza Gore Beslenin</title><link>http://www.olcekkoyu.com/KonuOku.asp?id=224</link><description>Uzmanlara gore beslenme tarzi kisinin ruh halini dogrudan etkileyebiliyor. Sinirleriniz bozulduysa findik; yorgunsaniz kivi, hayalleriniz suya dustuyse enginar yiyerek kendinizi mutlu hissedebilirsiniz.Iste, uzmanlarin ruh halinize gore saglikli beslenme tavsiyeleri..Yorgunluga / halsizlige karsi kivi: Istah, yorgunluktan olumsuz etkilenir. Kisi yemek bile yemek istemez. Boyle donemlerde C vitamini yonunden zengin taze meyve ve sebzeler daha yararli olur. Bu sebzeleri ozellikle vitamin kaybina ugramamasi icin cig tuketin! Bu donemde portakal, kivi, havuc, yesil biber ve maydanozu beslenmenize ekleyin, icecek olarak kusburnu ile bitkisel caylari kullanin.Bitkinlik ve bezginlige karsi sut: Bu donemde ozellikle kalsiyum acisindan zengin sut, yogurt ve peyniri bolca tuketin. C vitamini ihtiyaci da bu donemde artacagi icin taze meyve ve sebzeye hem sabah hem de aksam ogunlerinde agirlik verin.Ofkeye karsi: CevizCekingenlere balik: Beslenme listenize bu donemde; fosfor acisindan oldukca zengin olan balik, kurubaklagil ve bulgura agirlik verin. Haftada 3-4 ogun istavrit, levrek, hamsi, cipura, palamut ve lufer tuketebilirsiniz. Bu besinler cekingenlikten cabuk kurtulmaniza yardimci olurken kendinize olan guveni tekrar kazanmanizi saglar.Asiri sinirlenince findik: Sinirliyken yagli tohumlar, ozellikle findik, ceviz ve fistik tuketilmesi uygundur. Kafeinli iceceklerden ve kirmizi etten mumkun oldugunca uzak durun.Hayal kirikligina kereviz: Sebzelerin hayal kirikligini hafifletici ozellikleri vardir. Ozellikle enginar ile kereviz yasadiginiz hayal kirikligini kisa zamanda atlatmaniza yardimci olur.Kaynak; saglikbilgileri.net</description></item><item><title>Ataturk&amp;#39;ten Ozlu Sozler</title><link>http://www.olcekkoyu.com/KonuOku.asp?id=223</link><description>Efendiler! Yetisecek cocuklarimiza ve genclerimize, gorecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun en once ve her seyden once Turkiyenin bagimsizligina, kendi benligine, mill&#238; geleneklerine dusman olan butun unsurlarla mucadele etmek luzumu ogretilmelidir.  Dunyanin milletlerarasi durumuna gore, boyle bir savasin gerektirdigi ruh&#238; unsurlar ile donanmis olmayan fertlere ve bu mahiyette fertlerden olusan toplumlara hayat ve bagimsizlik yoktur. (TBMM 1 Mart 1922)   Kemal Ataturk&amp;rsquo;un, &amp;quot;Kendi hayatlarimizda mutluluga ulasmanin tek yolu, kendimizin degil, bizden sonra geleceklerin cikarlarini gozetmektir&amp;quot;-Bir sahsin yasadikca memnun ve mutlu olmasi icin lazim gelen sey,kendisi icin degil, kendisinden sonra gelecekler icin calismasidir.Mustafa Kemal ATATURK Oysa hangi istikl&#226;l vardir ki yabancilarin nasihatleriyle, Yabancilarin planlariyla yukselebilsin? Tarih boyle bir olay kaydetmemistir. M.K.ATATURKBayraklari bayrak yapan, ustundeki kandir. Toprak, ugrunda olen varsa vatandir.    Biz Turkler, butun tarihimiz boyunca hurriyet ve istikl&#226;le timsal olmus bir milletiz.    Ne kadar zengin ve mureffeh olursa olsun, istikl&#226;lden mahrum bir millet, meden&#238; insanlik karsisinda usak olmak mevkiinden yuksek bir muameleye l&#226;yik sayilamaz. Ozgurluk ve bagimsizlik benim karakterimdir. Ben milletimin en buyuk ve ecdadimin en degerli mirasi olan bagimsizlik aski ile dolu bir adamim. Cocuklugumdan bugune kadar ailev&#238;, husus&#238; ve resm&#238; hayatimin her safhasini yakindan bilenler bu askim malumdur. Bence bir millete serefin, haysiyetin , namusun ve insanligin vucut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin ozgurluk ve bagimsizligina sahip olmasiyla kaimdir. Ben sahsen bu saydigim vasiflara, cok ehemmiyet veririm. Ve bu vasiflarin kendimde mevcut oldugunu iddia edebilmek icin milletimin de ayni vasiflari tasimasini esas sart bilirim. Ben yasabilmek icin mutlaka bagimsiz bir milletin evladi kalmaliyim. Bu sebeple milli bagimsizlik bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanligi teskil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabi olan dostluk ve siyaset munasebetlerini buyuk bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgecinceye kadar, amansiz dusmaniyim.   Milli egemenlik oyle bir nurdur ki, onun karsisinda zincirler erir, tac ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirligi uzerine kurulmus muesseseler her tarafta yikilmaya mahkumdurlar.   Cumhuriyet fikir serbestligi taraftaridir. Samimi ve mesru olmak sartiyla her fikre saygi duyariz.   Egemenlik kayitsiz ve sartsiz milletindir. Gerci bize milliyetci derler. Ama, biz oyle milliyetcileriz ki, isbirligi eden butun milletlere hurmet ve riayet ederiz. Onlarin milliyetlerinin butun icaplarini taniriz. Bizim milliyetciligimiz herhalde hodbince ve magrurca bir milliyetcilik degildir.  Bilelim ki milli benligini bilmeyen milletler baska milletlere yem olurlar.   Milli mucadelelere sahs&#238; hirs degil, milli ideal, milli onur sebep olmustur.  Turk cocugu ecdadini tanidikca daha buyuk isler yapmak icin kendinde kuvvet bulacaktir.  Milli his ile dil arasindaki bag cok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olmasi, milli hissin gelismesinde baslica etkendir. Turk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil suurla islensin. Ulkesini, yuksek bagimsizligini korumasini bilen Turk milleti, dilini de yabanci diller boyundurugundan kurtarmalidir.   Bir dinin tabi&#238; olmasi icin akla, fenne, ilme ve mantiga uygun olmasi lazimdir.    Her fert istedigini dusunmek, istedigine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, sectigi bir dinin icaplarini yapmak veya yapmamak hak ve hurriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanina hakim olunamaz.  Turk Milletinin istidadi ve kesin karari medeniyet yolunda, durmadan, yilmadan ilerlemektir.   Medeni olmayan insanlar, medeni olanlarin ayaklari altinda kalmaya mahkumdurlar.   Buyuk dinimiz calismayanin insanlikla hic ilgisi olmadigini bildiriyor. Bazi kimseler cagdas olmayi k&#226;fir olmak sayiyorlar. Asil kufur onlarin bu zannidir. Bu yanlis tefsiri yapanlarin maksadi Isl&#226;mlarin k&#226;firlere esir olmasini istemek degil de nedir? Her sarikliyi hoca sanmayin, hoca olmak sarikla degil, dimagladir.  Arkadaslar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Turkiye Cumhuriyeti seyhler, dervisler, muritler, meczuplar memleketi olamaz. En dogru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatidir.  Medeniyetin emir ve talep ettigini yapmak insan olmak icin yeterlidir.   Biz dunya medeniyeti ailesi icinde bulunuyoruz. Medeniyetin butun icaplarini tatbik edecegiz.   Bizim devlet idaresinde takip ettigimiz prensipleri, gokten indigi sanilan kitaplarin dogmalariyla asla bir tutmamalidir. Biz, ilhamlarimizi, gokten ve gaipten degil, dogrudan dogruya hayattan almis bulunuyoruz.  Milletimiz her gucluk ve zorluk karsisinda, durmadan ilerlemekte ve yukselmektedir. Buyuk Turk Milletinin bu yoldaki hizini, her vasitayla arttirmaya calismak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir.  Insan toplulugu kadin ve erkek denilen iki cins insandan murekkeptir. Kabil midir ki, bu kutlenin bir parcasini ilerletelim, otekini ihmal edelim de kutlenin butunlugu ilerleyebilsin? Mumkun mudur ki, bir cismin yarisi topraga zincirlerle bagli kaldikca oteki kismi goklere yukselebilsin?   Ey kahraman Turk kadini, sen yerde surunmeye degil, omuzlar uzerinde goklere yukselmeye layiksin. Analarin bugunku evlatlarina verecegi terbiye eski devirlerdeki gibi basit degildir. Bugunun analari icin gerekli vasiflari tasiyan evlat yetistirmek, evlatlarini bugunku hayat icin faal bir uzuv haline koymak pek cok yuksek vasiflar tasimalarina baglidir. Onun icin kadinlarimiz, hatt&#226; erkeklerimizden cok aydin, daha cok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eger hakikaten milletin anasi olmak istiyorlarsa. Ben icap ettigi zaman en buyuk hediyem olmak uzere, Turk Milletine canimi verecegim.   Gencler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta oldugunuz terbiye ve irfan ile insanlik ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hurriyetinin en kiymetli timsali olacaksiniz. Yukselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti bir kurduk, onu yukseltecek ve yasatacak sizsiniz.  Yuksek Turk! Senin icin yuksekligin hududu yoktur. Iste parola budur.   Benim naciz vucudum nasil olsa bir gun toprak olacaktir. Fakat Turkiye Cumhuriyeti ebediyen yasayacaktir.  Sizler, yani yeni Turkiye&amp;#39;nin genc evlatlari! Yorulsaniz dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek uzere yurumeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Turk Gencligi gayeye, bizim yuksek idealimize durmadan, yorulmadan yuruyecektir.   Biz cahil dedigimiz zaman, mektepte okumamis olanlari kastetmiyoruz. Kastettigimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumus olanlardan en buyuk cahiller ciktigi gibi, hic okumak bilmeyenlerden de hakikati goren gercek alimler cikabilir.   Muspet bilimlerin temellerine dayanan, guzel sanatlari seven, fikir terbiyesinde oldugu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmis ve yukselmis olan erdemli, kudretli bir nesil yetistirmek ana siyasetimizin acik dilegidir.Muallimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedak&#226;r ogretmenleri ve egiticileri, sizler yetistireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktir. Eserin kiymeti, sizin maharetiniz ve fedak&#226;rliginiz derecesiyle mutenasip bulunacaktir. Milleti kurtaranlar yalniz ve ancak ogretmenlerdir. Ogretmenden, egiticiden yoksun bir millet, henuz millet namini almak istidadini kesfetmemistir.Dunyanin her tarafindan ogretmenler insan toplulugunun en fedak&#226;r ve muhterem unsurlaridir. Okul sayesinde, okulun verecegi ilim ve fen sayesindedir ki, Turk milleti, Turk sanati, Turk iktisadiyati, Turk siir ve edebiyati butun guzellikleriyle gelisir. Turkiye&amp;#39;nin asil sahibi ve efendisi, gercek uretici olan koyludur. O halde, herkesten daha cok refah, saadet ve servete mustahak ve layik olan koyludur. Onun icin, Turkiye Buyuk Millet Meclisi&amp;#39;nin iktisadi siyaseti bu asl&#238; gayeye erismek maksadini guder. Ekonomik kalkinma, Turkiye&amp;#39;nin hur, mustakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahli Turkiye idealinin belkemigidir.</description></item><item><title>Windows 7 Sp1 Rokobozz [X32] Guncel+ Ie9+Modifiye [Eylul]</title><link>http://www.olcekkoyu.com/KonuOku.asp?id=222</link><description>WINDOWS 7 SP1 Rokobozz EDITION&amp;#39; ~ ESSIZ GORSELLIK VE PERFORMANSIYLA MODIFIYE WINDOWS 7 SP1 SIZLERLE ~ &amp;#39;:-: ORJINAL MSDN TURKCE 12.05.2011 SP1 SURUM KULANILMISTIR :-:~~ Sistem Bilgisi ~~ Yapim: 6.1Surum: 7601 Service Pack 1Isletim sistemleri: Ultimat, Professional ve Home PremiumDil: TurkceSistem: x86 (32 BIT)Boyut: 2.50 GBSunucu: wupload.com filesonic.comDurum: YuklendiResimler Eski onlar sizi kandirmasin sistem 03 Eylul 2011 tarihinde yapildiAgustos ayinda cikan tum guncellemeler icinde06.09.2011 tarihi itibaren full guncelKurulum Ekrani:Logon Ekrani:Ilk Masa Ustu:Sistem Ozelikleri:Denetim Masasi:Karma:Performans:Ilave Edilen Temalar:Rar Dosyasinin Iceri:Birkac Soz Benden: 			 			 				-Bu calismada tamemen orjinal Windows 7 Ultimate SP1 x32 bit (12.05.2011) Turkce surumu kulanilmistir.-SP1 sonrasi cikan guncelleme entegre edildi, Internet Explorer 9 ve  sata raid driverlari entegre edilmistir 30/05/2011 tarihine kadar  cikanlar.-16 yeni tema ilave edildi ve begenmedim orijinal Wallpaper bazilarini degistirdim-Otomatik aktivasyon degildir-Gorev Yoneticisi icinCtrl+Alt+Delete yerine Ctrl+Shift+Esc kombinasyonunu kulanin-Kurulum bitince masa ustunde iki klasor ve bir txt dosyasi var klasorun  biri Windows Loader v2.0.6 ve digeri Windows_7-Vista_Activator_v4.0 (By  Nefret imzali) tamamen turk yapimi olan ve arayuzu turkce olan bir  aktivasyon araci. aktivasyon icin ben bunlari kulaniyorum. herkes kendi  istedini kulanabilir tabi.-Regedit ayarlari otomatik olarak uygulanmaktadir bir cok gereksiz servisi devre disi biraktim. tum ayarlariniz aktif olaciktir.-Yukarida saymis oldum tum islemler (guncelleme entegre, Internet  Explorer 9, driver entegre, dosya degisimi, modifiye ve registar  ayarlari) Windows 7 Ultimat, Professional ve Home Premium icin  gecerlidir. Zaten Home Basic yansimanin icinden cikartim.-elinde key olan notebook ve desktop kulanicilar kendi sistemlerini  kurabilir sistemlerin ucude ayni (guncel ve modifiye) tek fark kendi  aralarindaki ozelikler.Grafik ekran kartinizin aero desteyi yoksa klasik win 7 temasiyla acilmaktadir 			 		 	 		 			 			 				wupload.com Linkihttp://www.wupload.com/file/129790315http://www.wupload.com/file/129871124http://www.wupload.com/file/129984276http://www.wupload.com/file/130150988http://www.wupload.com/file/130667643http://www.wupload.com/file/130761893http://www.wupload.com/file/130866919http://www.wupload.com/file/131925042http://www.wupload.com/file/132018409http://www.wupload.com/file/132466878http://www.wupload.com/file/132489159filesonic.com Linkihttp://www.filesonic.com/file/1872878991http://www.filesonic.com/file/1872898961http://www.filesonic.com/file/1872892031http://www.filesonic.com/file/1872883231http://www.filesonic.com/file/1872883211http://www.filesonic.com/file/1872883291http://www.filesonic.com/file/1872883261http://www.filesonic.com/file/1872892071http://www.filesonic.com/file/1872883171http://www.filesonic.com/file/1872883281http://www.filesonic.com/file/1872879031Rokobozz_Win7_SP1_x86_v08.11.iso kalip dosyasinin dorulama kodlariCRC32: 34B92E0AMD5: 0CA792C21872F604D140113534E9E826SHA-1: D4628AF680CB501506BA755B46E01FDA4AA60599dosya ve klasor kaydirma efektini devre dili birakmak isteyen arkadaslar icin ufak bir yamahttp://www.wupload.com/file/134553183Sistemin Videosunu Izlemek Isteyenler Icinhttp://www.wupload.com/file/134559416 			 		Konuyu alinti yapacaklarin dikatine: Konuyu gercek linkleriyle tasisinlar</description></item><item><title>Microsoft Windows 7 OEM-EN 48 in 1 For All Laptop (Laptoplar Icin Ozel Surum)</title><link>http://www.olcekkoyu.com/KonuOku.asp?id=220</link><description>   						Microsoft Windows 7 OEM-EN 48 in 1 For All Laptop (Laptoplar Icin Ozel Surum)Microsoft Windows 7 OEM-EN 48 in 1 For All Laptop PC ISO DVD &amp;ndash; Full Activated | 4.2 GBOto Aktivasyonlu Surum(01) Windows 7 MSDN Ultimate 32-bit(02) Windows 7 MSDN Professional 32-bit(03) Windows 7 MSDN Home Premium 32-bit(04) Windows 7 MSDN Home Basic 32-bit(05) Windows 7 MSDN simplified version of 32-bit(06) Windows 7 MSDN Ultimate 64-bit(07) Windows 7 MSDN Professional 64-bit(08) Windows 7 MSDN Home Premium 64-bit(09) Windows 7 MSDN Home Basic 64-bit(10) Windows 7 OEM Ultimate 32-bit general-purpose(11) Windows 7 OEM Universal Professional Edition 32-bit(12) Windows 7 OEM Home Premium 32-bit general-purpose(13) Windows 7 OEM Universal Home Basic 32-bit(14) Windows 7 OEM Vervison of 32-bit general-purpose summary(15) Windows 7 OEM Ultimate 64-bit general-purpose(16) Windows 7 OEM Universal Professional Edition 64-bit(17) Windows 7 OEM Home Premium 64-bit general-purpose(18) Windows 7 OEM Universal Home Basic 64-bit(19) Windows 7 Ultimate Lenovo (support Thinkpad) 32-bit(20) Windows 7 Ultimate Lenovo (support Thinkpad) 64-bit(21) Windows 7 Ultimate 32-bit Dell(22) Windows 7 Ultimate 64-bit Dell(23) Windows 7 Ultimate 32-bit HP(24) Windows 7 Ultimate 64-bit HP(25) Windows 7 Ultimate 32-bit Compaq(26) Windows 7 Ultimate 64-bit Compaq(27) Windows 7 Ultimate 32-bit Acer(28) Windows 7 Ultimate 64-bit Acer(29) Windows 7 Ultimate 32-bit Asus(30) Windows 7 Ultimate 64-bit Asus(31) Windows 7 Ultimate 32-bit BenQ(32) Windows 7 Ultimate 64-bit BenQ(33) Windows 7 Ultimate 32-bit Founder(34) Windows 7 Ultimate 64-bit Founder(46) Windows 7 LG Ultimate 64-bit(47) Windows 7 Ultimate Fujitsu (Fujitsu Siemens support) 32-bit(48) Windows 7 Ultimate Fujitsu (Fujitsu Siemens support) 64-bitWUPLOADhttp://www.wupload.com/file/54775418/Win7OEM.part01.rarhttp://www.wupload.com/file/54775740/Win7OEM.part02.rarhttp://www.wupload.com/file/54775743/Win7OEM.part03.rarhttp://www.wupload.com/file/54767491/Win7OEM.part04.rarhttp://www.wupload.com/file/54767604/Win7OEM.part05.rarhttp://www.wupload.com/file/54775285/Win7OEM.part06.rarhttp://www.wupload.com/file/54767465/Win7OEM.part07.rarhttp://www.wupload.com/file/54767608/Win7OEM.part08.rarhttp://www.wupload.com/file/54767501/Win7OEM.part09.rarhttp://www.wupload.com/file/54774982/Win7OEM.part10.rarUPLOADED.TOhttp://ul.to/mypvy2ny/Win7OEM.part07.rarhttp://ul.to/a4su6l51/Win7OEM.part05.rarhttp://ul.to/wzrfs5wf/Win7OEM.part04.rarhttp://ul.to/p6k8mcvx/Win7OEM.part03.rarhttp://ul.to/ocpg6mkz/Win7OEM.part01.rarhttp://ul.to/pk3p5bk9/Win7OEM.part08.rarhttp://ul.to/we99lyfq/Win7OEM.part06.rarhttp://ul.to/0pdfrz2y/Win7OEM.part10.rarhttp://ul.to/7hyx20yh/Win7OEM.part02.rarhttp://ul.to/o52j1832/Win7OEM.part09.rarPARTLAR UYUMLUDUR  KARISIK INDIREBILIRSINIZ 					</description></item><item><title>Windows XP SP3 2011 | Agustos + EXTRA | 670 MB</title><link>http://www.olcekkoyu.com/KonuOku.asp?id=219</link><description>  Windows XP SP3 2011 | Agustos + EXTRA | 670 MBNEDIR-NE DEGILDIR?Taban : Windows XP Sp3 CorporateAgustos 2011 GuncellemeliInternet Explorer 8Media Player 11Regedit Ayarlari YapiliGuncel Sata-Raid Destegi (Cozuldu)[Sade-Hizli-Dinamik-Stabil]Kurulum Cozunurlugu : 1024x768Kurulum Sonrasi : 1024x768Windows 7 Kullanici Resimleri EkliOtomatik Guncellestirmeler Kapali (Cozuldu)Tamamen Katilimsiz KurulumUxtheme.dll ve TCP/IP yamalari UygulanmisEn Gereksiz Birkac Bilesen CikarilmisReg Ayarlari Yeniden DuzenlendiNET AIO + MS Silverlight + Flash Paketi 3.0.1 + DirectX + WinRAR 4.01 + Microsoft C++ 2005 &amp;amp; 2008 &amp;amp; 2010Windows 7 Ikonlari ve SesleriSade ve Hizli Bir Sistem Istiyorsaniz Bu Tam Size Gore !WUPLOADhttp://www.wupload.com/file/11068714...kups.part1.rarhttp://www.wupload.com/file/11068714...kups.part2.rarhttp://www.wupload.com/file/11068714...kups.part3.rarUPLOADSTATIONhttp://www.uploadstation.com/file/bb...kups.part2.rarhttp://www.uploadstation.com/file/bc...kups.part1.rarhttp://www.uploadstation.com/file/PG...kups.part3.rar</description></item><item><title>Microsoft Office 2010 | Turkce Dil Paketi | HF-Duckload (32 Bit)</title><link>http://www.olcekkoyu.com/KonuOku.asp?id=218</link><description>   						 							Programi daha iyi anlayabilmeniz icin &amp;quot;Turkce Dil Paketi&amp;quot;ni buradan paylasiyorum.Hotfilehttp://hotfile.com/dl/86654736/cc19a...part1.rar.htmlhttp://hotfile.com/dl/86693323/41c01...part2.rar.htmlhttp://hotfile.com/dl/86694467/44c41...part3.rar.htmlDuckloadhttp://www.duckload.com/download/121...2bit.part1.rarhttp://www.duckload.com/download/121...2bit.part2.rarhttp://www.duckload.com/download/121...2bit.part3.rarKod:Hotfile  http://hotfile.com/dl/86654736/cc19ad1/MO-10-Turkce-32bit.part1.rar.html http://hotfile.com/dl/86693323/41c0187/MO-10-Turkce-32bit.part2.rar.html http://hotfile.com/dl/86694467/44c4119/MO-10-Turkce-32bit.part3.rar.html  Duckload  http://www.duckload.com/download/1218200/MO-10-Turkce-32bit.part1.rar http://www.duckload.com/download/1218234/MO-10-Turkce-32bit.part2.rar http://www.duckload.com/download/1218254/MO-10-Turkce-32bit.part3.rar 					</description></item><item><title>ImTOO MPEG Encoder 3 Full Tr</title><link>http://www.olcekkoyu.com/KonuOku.asp?id=217</link><description>ImTOO MPEG Encoder 3 Full Trhttp://rapidshare.com/files/39023975/ImTOO-MPEG_Encoder_3.exe</description></item><item><title>Deamon Tools 4.10.0 Turkce</title><link>http://www.olcekkoyu.com/KonuOku.asp?id=216</link><description>Daemon Tools tum cd yazma  kaliplarini okuyabilen bir programdir. Yani  tum iso, bin, cue sheet dosyalari,  clone cd, nero, blindwrite gibi  programlarin ozel bicimlerini gosterebilir.  Boylece Cd olusturmadan  once kalip dosyalarinin iceriklerini gormeyi saglar. 4  sanal surucu  destegi ile oyunlarinizi cd&amp;#39;ye yazmadan direkt kalip dosyalari  icinden  calistirabilir, iceriklerine erisebilir ve oynayabilirsiniz. Daemon   Tools her oyun canavarinin arsivinde olmasi gereken bir aractir.LINK:http://rapidshare.com/files/82913139...s4.10.0_TR.rar</description></item><item><title>Kocaeli degisiyor...</title><link>http://www.olcekkoyu.com/KonuOku.asp?id=215</link><description>Kocaeli&amp;#39;nin degisime girdiginin en buyuk ornegi;Darica da baslatilan her kapiya bir cop bidonu olayi idi.10. Ayda yani Ekim ayinda Gebze de de baslatilacak bu olay sonunda cop bidonlarinin kenarlari cop olmayacak.Ayrica cop kovalari belli bir ucret karsiliginda halka verilecek.70 Tl gibi bir ucret..</description></item><item><title>Ataturk&amp;#39;ten anilar-3</title><link>http://www.olcekkoyu.com/KonuOku.asp?id=214</link><description>GOMULECEGI YER Ataturk&amp;#39;un gomulecegi yer ve toprak: O&amp;#39;nun kabri Ankara&amp;#39;da olacaktir. Fakat bu sehrin neresinde? Cunku O&amp;#39; nun  en son kuvvetli istegi bir an once Ankara&amp;#39;ya donebilmekti. Biri Buyuk  Millet Meclisi&amp;#39;nden Istasyon&amp;#39;a inen cadde uzerindeki yuvarlak yer,  digeri Cankaya&amp;#39;daki yeni koskun mermer havuzu. Bu yerler su nedenle  konusulmustur: Bir aksam Ataturk&amp;#39;un etrafinda toplananlar arasinda, O&amp;#39;nun olumlu olusu  uzerinde durulmus ve ozellikle kendisi 1926 suikast girisiminden sonra  soyledigi cumleyi tekrar etmisti. &amp;quot;Benim naciz vucudum bir gun elbette  toprak olacaktir. Fakat Turkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar  kalacaktir.&amp;quot; dedikten sonra &amp;quot;Milletim beni istedigi yerde yatirsin,  yeter ki beni unutmasin,&amp;quot; demisti. Meclisin altindaki yuvarlak yeri  ortaya atan kisiye ise, &amp;quot;iyi ve kalabalik bir yer, fakat ben boyle bir  arzumu milletime vasiyet edemem&amp;quot;. Ancak, gene o aksam ileri surulen bir  fikrin kendisini cok duygulandirdigini, bugun bile hatirliyorum. Memleketin butun sinir boylarindan getirilecek toprak uzerinde yatmak.  Recep Peker, hararetle bu fikrin sembolik savunmasini yapmisti. Ataturk, boyle bir fikrin uygulanmasindan ancak, olumlu vucudu icin  hoslanacagini ve gurur duyacagini anlatirken bana bakarak: &amp;quot;Bunu  unutma!&amp;quot; demisti. Prof. Dr. Afet INAN ABDULHAMID 1937 yilinda idi. Yaz aylarindan biri. Dogrudan dogruya kendi  kontrolundeki bir gazetede &amp;quot;Makedonya&amp;quot; adli bir eserim tefrika  ediliyordu. Bir aksam ustu Basyaver Cel&#226;l (Uner) Bey beni telefonla  aradi. Dolmabahce Sarayi&amp;#39;na davet edildim. Ve Saraya gidince de, hemen  hic bekletilmeden, ust kata cikarildim. Bir kapi acildi, kendimi Buyuk  Adamin karsisinda buldum. Saygilarimi bildirince, belli bir iki nezaket  cumlesi ile beni oksadi. Sonra: - Yazini okuyorum, dedi. Hurriyetin il&#226;n edildigi zaman kucuk bir cocuk  olman l&#226;zim. Fakat kutlarim, o gunleri iyi canlandiriyorsun. Yalniz  Abdulhamid&amp;#39;i hic sevmedigin belli. Biraz durdu. Elindeki bir renkli kalemi, onunde acik duran kalin ciltli  bir Fransizca kitaba dikine vurarak dusunur gibi oldu. Ben susuyordum.  Bu hal bir iki dakika devam etti. Sonra birdenbire su sozler cikti  agzindan: - Sevme Abdulhamid&amp;#39;i! Yine de sevme! Fakat sakin anisina hakaret edeyim  deme. Senin kusagin biraz daha olculu kararlar vermeye alismali. Bak  cocuk! Kisisel kanimi kisaca soyleyeyim: Tecrube gostermistir ki,  topraklari ustunde yasayan insanlarin cogunun durumu kuskulu ve  sinirlari yalniz dusmanlarla cevrili bir buyuk devlette, Abdulhamid&amp;#39;in  yonetimi buyuk hosgorudur. Hele bu yonetim on dokuzuncu yuzyilin son  yillarinda uygulanmis olursa... Bunun uzerine ayrilmama musaade buyurmuslardi. Saygilarimi tekrarlayarak huzurundan uzaklastim. Nizamettin Nazif TEPEDELENLIOGLU IZMIR SUIKASTI Izmir&amp;#39;de hazirlanan o alcakca suikastin sonucsuz kalmasindan sonra bir gun bize su olayi anlatmisti: - &amp;quot;Ziya Hursit&amp;#39;in beni oldurmeye memur ettigi iki zavalli vardi.  Sorgulari yapildiktan sonra bunlarin birisini yanima cagirdim. Odada  kimse yoktu. Kendisine sordum: - Sen Mustafa Kemal&amp;#39;i oldurecekmissin, oyle mi? - Evet, dedi. Ben yine sordum: - Mustafa Kemal ne yapmisti ki onu oldurecektin? - Fena bir adammis o. Memlekete cok fenalik yapmis. Sonra bize onu oldurmek icin para da vereceklerdi. - Sen Mustafa Kemal&amp;#39;i taniyor musun? - Hayir. - O halde tanimadigin bir adami nasil oldurecektin? - Gecerken isaret edecekler, Mustafa Kemal iste budur, diyeceklerdi. Biz de oldurecektik. O zaman cebimdeki tabancayi cikararak kendisine uzattim: - Mustafa Kemal benim, haydi al eline tabancayi, oldur, dedim. Adam benden bu karsiligi alinca yildirimla vurulmus gibi oldu. Bir sure  saskin saskin yuzume baktiktan sonra diz ustu kapanarak hungur hungur  aglamaya basladi. ELIF, LAM, MIM NE OLACAK? Ataturk, Kur&amp;#39;an&amp;#39;in Turkce&amp;#39;ye cevrilmesine karar verdikten sonra K&#226;zim  Karabekir Pasa kaygiya dusmustu. Buyuk bir heyecan ve saskinlik icinde  bir gun dayanama***** Ataturk&amp;#39;e sordu:- &amp;quot;Kur&amp;#39;an&amp;#39;in Turkce&amp;#39;ye cevirisini emretmissiniz.&amp;quot;- &amp;quot;Evet.&amp;quot;- &amp;quot;Peki, o zaman elif, lam, mim ne olacak?&amp;quot;Ataturk hayretle Karabekir&amp;#39;in yuzune bakti ve en kolay bir seyin cevabini verir gibi:- &amp;quot;Ne olacak, elif, lam, mim yine elif, lam, mim olarak kalacak&amp;quot; dedi.Hamdullah Suphi TANRIOVER</description></item><item><title>Annesinin mezari basinda Ataturk&amp;#39;un konusmasi</title><link>http://www.olcekkoyu.com/KonuOku.asp?id=213</link><description>H&#226;kimiyet-i Milliye Gazetesi 29 Ocak 1923: Pasa Hazretleri validesinin kabri onunde buyuk bir dindar&#226;ne husu ve  ulvi oldugu kadar metin bir uzuntuyle bir muddet sessiz ve suskun  durmuslar ve merhumenin ruhuna Fatiha okuduktan ve hazir bulunanlara  hitaben hasbihalden ve hatiralari canlandirdiktan sonra su sozleri  soylemislerdir: +++++++++++++++++++++++ &amp;#39;HAYATA ILK ADIMI ZINDANDA ATTIM! &amp;#39; Zavalli validem butun millet icin mefk&#251;re olan Izmir&amp;#39;in mukaddes  topraklarina vucudunu vermis bulunuyor. Arkadaslar, olum yaratilisin en  tabii bir kanunudur. Fakat boyle olmakla beraber bazen ne hazin  tecelliler arz eder. Burada yatan validem, zulmun, cebrin, butun milleti  felaket ucurumuna goturen keyfi bir idarenin kurbani olmustur. Bunu izah etmek icin musaade buyurursaniz istirapli hayatinin bariz birkac noktasini arz edeyim. Abdulhamit devrinde idi. 320 (1905) tarihinde mektepten henuz erk&#226;niharp  yuzbasisi olarak cikmistim. Hayata ilk adimi atiyordum. Fakat bu adim  hayata degil, zindana tesaduf etti. &amp;#39;...BIR GUN BENI ALDILAR&amp;#39; Hakikaten bir gun beni aldilar ve mustebit idarenin zindanlarina koydular. Orada aylarca kaldim. Validem bundan ancak hapishaneden ciktiktan sonra haberdar olabildi. Ve  derhal beni gormeye kostu. Istanbul&amp;#39;a geldi. Fakat orada kendisiyle  ancak uc-bes gun gorusmek nasip oldu. Cunku tekrar mustebit idarenin  hafiyeleri, casuslari, cellatlari ikametg&#226;himizi sarmis ve beni alip  goturmuslerdi. Validem aglayarak arkamdan takip ediyordu. Beni surgun  yerime goturecek olan vapura bindirirlerken benimle gorusmekten men  edilmis olan validem, gozyaslariyla Sirkeci rihtiminda elemler ve  kederler icinde terk edilmis bulunuyordu. Surgun yerinde gecirdigim  mucadeleler onun hayatini istiraplar ve gozyaslari icinde gecirtmistir. &amp;#39;IKAMETG&#194;HI BIN TURLU SEBEP VE VESILELERLE BASILIRDI&amp;#39; Bir baska nokta daha: Mutareke zamaninda Anadolu&amp;#39;ya gectigim vakit,  validemi mustarip bir halde Istanbul&amp;#39;da terke mecbur olmustum. Yanimda  kendisinin refakatime verdigi bir adamim vardi. Bunu Erzurum&amp;#39;dan  Istanbul&amp;#39;a gonderdigim zaman validem, bu adamin yalniz olarak  geldiginden haberdar oldugu dakikada, benim hakkimda halife ve padisah  tarafindan verilmis olan idam kararinin infaz edildigini zanneylemis ve  bu zan kendisini felce ugratmisti. Ondan sonra butun mucadele seneleri  onun hayatini elem, istirap icinde gecirtmisti. Padisah ve hukumetinin  ve butun dusmanlarin daima baski ve iskencesi altinda kalmisti.  Ikametg&#226;hi bin turlu sebep ve vesilelerle basilir ve aranir, kendisi  rahatsiz edilirdi. Validem uc bucuk senelik butun gece ve gunduzlerini  gozyaslari icinde gecirdi. Bu gozyaslari ona gozlerini kaybettirdi.  Nihayet pek yakin zamanda onu Istanbul&amp;#39;dan kurtarabildim. Ona  kavusabildim ki, o artik maddeten olmustu, yalniz manen yasiyordu. &amp;#39;VALIDEMIN KABRI ONUNDE YEMIN EDIYORUM&amp;#39; Validemin kaybindan suphesiz cok uzgunum. Fakat bu uzuntumu gideren ve  beni teselli eden bir husus vardir ki, o da anamiz vatani mahv ve  harapliga goturen idarenin artik bir daha donmemek uzere yokluk mezarina  goturulmus oldugunu gormektir. Validem bu topragin altinda, fakat milli  h&#226;kimiyet ilelebet payidar olsun. Beni teselli eden en buyuk kuvvet  budur. Evet, milli h&#226;kimiyet ilelebet devam edecektir. Validemin ruhuna ve butun ecdat ruhuna ahdetmis oldugum vicdan yeminimi  tekrar edeyim. Validemin kabri onunde ve Allah&amp;#39;in huzurunda yemin  ediyorum, bu kadar kan dokerek milletin elde ettigi ve saglamlastirdigi  hakimiyetin muhafazasi ve mudafaasi icin icap ederse validemin yanina  gitmekte asla tereddut etmeyecegim. Milli hakimiyet ugrunda canimi  vermek, benim icin vicdan ve namus borcu olsun. *</description></item><item><title>Ataturk&amp;#39;un Anilarindan</title><link>http://www.olcekkoyu.com/KonuOku.asp?id=212</link><description>Canakkale&amp;rsquo;de Okunan Mevlid-i SerifAtaturk, her yil Canakkale&amp;rsquo;de sehitlerimiz icin bir mevlid-i serif okuttururlardi. 1932 yilinda okunacak mevlidin, Sehit Mehmet Cavus Abidesi onunde ve Istanbul&amp;rsquo;un en meshur hafizlarinin istirakiyle, gorkemli bir sekilde yapilmasini emretmislerdi. Bu durumu, ayrica Istanbul Muftusu Hafiz Fehmi Efendi&amp;rsquo;ye de telefonla bildirmislerdi. Mevlitten bir gun once bu is icin ayrilan ve Ataturk&amp;rsquo;un kendi seyahatlerinde kullandiklari luks Gulcemal vapuruna gittik. Suleymaniye Bas Muezzini Hafiz Kemal, Saadettin Kaynak, Besiktasli ve Sultan Selimli Riza beyler, Hafiz Burhan, Beylerbeyli Fahri, Vaiz Aksarayli Cemal, Muallim Nuri gibi bir cok unlu hafiz, bir cok gazeteci ve fotografcilarla vapur hincahinc dolu olarak aksam saat 7&amp;rsquo;de Canakkale&amp;rsquo;ye dogru hareket ettik. Gece yatsi namazindan sonra vapurun salonunda iki hatm-i serif ve bir mevlid okundu. Sabahleyin Gelibolu&amp;rsquo;ya geldik. Buyuk bir kalabalik bizi iskelede karsiladi. Sonra, otobuslere binilerek Sehit Mehmet Cavus Abidesi&amp;rsquo;ne gidildi. Etraf bayraklar ve defne dallariyla suslenmis; kadin, erkek cok buyuk bir kalabalik etrafi doldurmustu. On hafiz hep bir agizdan once tekbir aldik. Sonra tevsih okundu. Sonra da hafizlar sirayla kursuye cikip mevlidi okumaya basladik. Ben, Veladet Bahri&amp;rsquo;ni okurken kapali ve bulutlu olan hava birden bozdu ve bardaktan bosanircasina yagmur yagdi. Ben okumaya hic kesmeden devam ettim. En sonunda, Istanbul Muftusu Hafiz Fehmi Efendi cok guzel bir dua ile mevlidi baglatip sehitlerimizin mezarlarini da ziyaret edip, Istanbul&amp;rsquo;a donduk. Ertesi aksam Dolmabahce Sarayi&amp;rsquo;nda Ata&amp;rsquo;nin huzuruna cikip mevlidi etraflica anlattim. Ayaga kalkti ve heyecanla elini masaya vura vura &amp;ldquo;Aferin hafizim. Aferin sana. Din ve vazife ciddiyetini herkese gostermissin, yagmurda bile gorevine devam etmissin. Aferin sana. Aferin sana!&amp;rdquo; diye beni defalarca tebrik etmis ve kutlamislardi. (Hafiz Yasar Okuyan&amp;rsquo;dan) Bir aksam Ataturk bu adi almaya karar verdigini soyledi ve dusuncemi sordu. -Mustafa Kemal adiyla parlak zaferler kazandiniz, un saldiniz, curumus bir imparatorluktan dipdiri bir cumhuriyet cikardiniz, buyuk devrimler yaptiniz; bu adi birakmak dogru olmaz, dedim. Ataturk yalniz su karsiligi verdi: -Ibn-i Sina&amp;rsquo;ya neden kiziyorsun? Ben isi anlamis ve: -Dogru, demistim. Bunun anlami suydu: Ibn-i Sina diye anilan Ebu Ali el-Huseyin Ibn-i Abdullah, Buhara yakinlarinda Afsana&amp;rsquo;da dogmustur. O sirada M&#226;verau&amp;rsquo;n-Nehr bir Turk ulkesiydi. Orada doganlarin Turklugu degil, Turk olmadigi savi ortaya atilirsa bunun kanitlanmasi gerekirdi. Ancak, hemen butun Turk unlulerinin Arap adlari tasimasi yuzunden karisikliklar doga gelmektedir. Bir karsilastirma, durumu daha iyi anlamaya yarar: Farab&#238; de M&#226;verau&amp;rsquo;n-Nehrlidir, ancak dedesinin adi Tarhan&amp;rsquo;dir (tam adi Muhammed Ibn-i Muhammed Ibn-i Tarhan Ebu Nasir el-Farab&#238;&amp;rsquo;dir). Bu yuzden Turklugu kabul edilmektedir. Eger Farab&#238;&amp;rsquo;nin dedesi de &amp;ldquo;Ahmet&amp;rdquo;, &amp;ldquo;Muhammed&amp;rdquo; gibi bir ad tasisaydi hic kuskusuz o da Ibn-i Sina gibi Arap veya Fars sayilacakti. Ataturk bu adi almakla Turklerin de genellikle Turk adlari tasimalari gerektigini belirtmek istemistir. Hikmet BAYUR Ataturk&amp;rsquo;un alcakgonullu olusu ile ilgili aniAtaturk bilhassa Turk yemeklerini severdi. En cok sevdigi fasulye, pilav, yogurttu. Ink&#238;laplar sirasinda oyle calisirdi ki, otuz alti saat masanin basindan kalkmadigini bilirim. Biz mutfakta cesit cesit yemekler hazirlardik., yanina goturunce, kizar, cikisirdi: -Bana bir ayranla bir dilim ekmek ver ve bol da kahve yap! Simdilik bunlar k&#226;fi, daha oburlerini yemeyi haketmedim! derdi. Cok alcakgonullu adamdi vessel&#226;m. Mehmet Yucel Haluk Durukal, &amp;ldquo;Ataturk&amp;rsquo;un adamlari ile bir gorusme&amp;rdquo; Ataturk&amp;rsquo;un Cocuk sevgisiAtaturk, butun cocuklari cok sever, her firsatta onlarla konusmaktan buyuk mutluluk duyardi. Cocuklara her zaman sevgi ile yaklasir, bir cok konuda sorular sorardi. Aldigi akillica cevaplar karsisinda yuzunde gulucukler olusurdu. Ataturk, Turk cocuklarinin butun zorluklari asabilecek kabiliyette olduklarina olan inancini hicbir zaman yitirmemistir.Ataturk&amp;rsquo;un cocuga verdigi onemle ilgili anilarSigirtmac MustafaBirgun, Ataturk, Yalova civarinda gezintiye cikmisti. Yaninda arkadaslari ve subaylar vardi. Yolu bir an icin karistirdi. Ataturk, subayligin verdigi gorus kuvveti ile derhal yolu kestirdi. Arkadaslarina donerek: &amp;ldquo;Bu patikadan&amp;rdquo; dedi.O sirada karsilarina bir sigirtmac cikti. Cocugun karni sis, yuzu sapsariydi. Ataturk&amp;rsquo;un sordugu suallere gayet akillica cevap veriyordu. Zeki gozleri parildiyordu. Ismi Mustafa idi. Turk cocugunun zekasini begenen Ataturk, ona para vermek istedi. Almadi. Yol gostermek onun vazifesi idi. Para karsiliginda is yapilamazdi. Ataturk&amp;rsquo;u bile tanimiyordu. Israr karsisinda parayi almaya mecbur kaldi. Yalniz bir sarti vardi. Torbasindaki cevizlerden Ataturk&amp;rsquo;e verecekti. Ataturk o anda cocuga sordu: &amp;ldquo;Okumak ister misin?&amp;rdquo;, Cocuk cevapladi; &amp;ldquo;Elbette&amp;rdquo;, Ataturk yanindakilere emir verdi. Cocugu alarak Sisli&amp;rsquo;deki Cocuk Hastanesi&amp;rsquo;ne yatirdilar. Ataturk, onu hem yokluyor, hem de doktorlarla cocugun sagligi hakkinda gorusuyordu.Bir kac sene sonra Sigirtmac Mustafa, Kuleli Lisesi&amp;rsquo;ne girmisti. Derslerine cok calisiyordu. Hic sinifta kalmadan subay cikti ve sanli Turk ordusuna katildi.Bor Ne Demek Oglum?1938 yilinin Ocak ayinda, Ataturk&amp;rsquo;un Osmaniye&amp;rsquo;yi ziyareti sirasinda, onu tren istasyonunda karsilayanlardan biri ve o tarihte 14 yasinda olan Abdulvahap Sakar anlatiyor;&amp;ldquo;Ataturk geliyor! dediler. Herkes yollara dustu. Ben de dustum yola. O zamanlar ayakkabi falan yoktu. Babam bana Adana yemenisi almisti. Postanenin oraya gelince baktim ki yol camur. Camurdan gectim. Istasyona gelince yikadim bir guzel ayakkabiyi. Istasyona gelip herkesle birlikte beklemeye basladim. Kadirli yolunun o taraftan aci bir duduk sesi geldi. Anladik ki tren geliyor. Ataturk beyaz bir trenle geldi. Istasyonda durdu tren. Ataturk inmedi trenden. Kollarini pencereye koydu. Halk doldu pencerenin onune. Herkesle konustu. Kim olduklarini, ne is yaptiklarini sordu. Adamin birine dedi ki: &amp;ldquo;Sen ne is yaparsin?&amp;rdquo; Adam da: &amp;ldquo;Ben muallim beyim.&amp;rdquo; dedi. &amp;ldquo;Nerelisin?&amp;rdquo; dedi. Muallim &amp;ldquo;Bor&amp;rsquo;luyum&amp;rdquo; dedi. Ataturk: &amp;ldquo;Bor ne demek?&amp;rdquo; dedi. Adam da &amp;ldquo;Nigde&amp;rsquo;nin kazasi&amp;rdquo; dedi. Arka taraftan bir cocuk parmak kaldirdi. Cocuga sordu: &amp;ldquo;Bor ne demek oglum?&amp;rdquo; dedi. Cocuk: &amp;ldquo;Pasam, ekilmeyen, surulmeyen yere bor deriz.&amp;rdquo; dedi. &amp;ldquo;Aferin oglum&amp;rdquo; dedi cocuga. Sonra o cocugu trene aldilar, okutmak icin goturduler.Yenilseydik Sorumlu Ben Olacaktim Bir aralik konu Istikl&#226;l Savasi&amp;#39;na geldi. Dikkat ettim, Binbasilar dahil her komutanin hangi birlige komuta ettigini, nerede bulundugunu, -bir gun once olmus gibi- hatirliyordu. O savas ki arac, gerec, personel kitligi bugun guc tasavvur edilirdi. Tumenlere binbasilar, Kolordulara yarbaylar komuta ediyordu! Fakat, bu kadro canini disine takmis bir ekipti. Var olmak ya da olmamak bu savasin sonucuna bagliydi. 30 Agustos bu ruh haletinin eseriydi. Boyle bir drami, hem yazari, hem bas aktorunun agzindan dinlemek mustesna bir mutluluktu. O anilar Ata&amp;#39;yi costurdukca costuruyordu. Anlatmalarinda abartma yoktu. Ama bu anlatis oylesine canli, oylesine plastikti ki, hepimiz heyecandan heyecana surukleniyorduk. Anlatislarini soyle bagladi: - Iste buyuk zafer boyle ortak bir eserdir. Serefler de ortaktir. Bu alcakgonulluluk saheseriyle konunun kapanacagini tahmin ediyorduk. Bu arada Ataturk bir duraklama yapti. Sonra icine donuk, adeta kendisiyle konusur gibi ilave etti: - Ama yenilseydik sorumluluk ortak olmayacak yalniz bana ait olacakti. Bu belagat karsisinda gozyasimi tutamadim. Tarihin, zaferleri kendine mal eden, yenilgileri ise maiyetine yukleyen sahte kahramanlarini hatirladim. Ord. Prof. Sadi IRMAK Kaynak: Sadi Irmak, Ord Prof. - Ataturk&amp;#39;ten Anilar, 1978Yanina Aldigi Ilk Er O, Samsun&amp;#39;a ciktigi zaman, ustu basi yirtik, postallari patlamis, silahsiz bir er gordu. Yuzunun rengi bakira donmus, yaglan eriyip kemik ve sinir kalmis bu Turk askeri agliyordu. O&amp;#39;na sordu: - Asker aglamaz arkadas, sen ne agliyorsun? Er irkildi, basini kaldirdi. Bu sesi taniyordu ve bu yuz ona yabanci degildi. Hemen dogruldu ve Anafartalar&amp;#39;daki Komutanini celik yay gibi selamladi. - Soyle nicin agliyorsun? Ic Anadolu&amp;#39;nun yanik yurekli cocugu icini cekti: - Dusman memleketi basti, hukumet beni terhis etti. Silahimizi elimizden aldi. Topragima giren dusmani ne ile oldurecegim? Kemal Ataturk, er&amp;#39;in omzuna elini koydu: - Uzulme cocugum, dedi. Gel benimle! Ve Samsun deposunda giydirilip silahlandirarak yanina aldigi ilk er bu Mehmetcik oldu. Burhan Cahit MORKAYAInanmayanlar Da Hakliydilar Mustafa Kemal realist bir liderdi. Lekelemelerin politika kadrosunu nasil daraltacagini ve kendisini bir avuc partizan takimi elinde birakacagini dusunerek, acikca bir suc islemis olanlar disinda yalniz kisisel degerlere saygi gosterdi. Sicil yoklamalarina ragbet etmedi. Bir gun bana: - Kuva-yi Milliye&amp;#39;ye inanmayanlar da inananlar kadar hakli idiler, demisti. Falih Rifki ATAY Kaynak: Falif Rifki Atay - Mustafa Kemal, Mutareke Defteri, 1955 Turk Ordulari Baskumandaniyim Afyonkarahisar&amp;#39;in hatlarinin cozulmesi sonunda birkac Yunanli tutsak, geceleyin Mustafa Kemal&amp;#39;in cadirina getirilmisti. Bunlardan birisi, Muzaffer Generalin dogup buyumus oldugu Selanik&amp;#39;ten gelmisti. Yuz, kendisine yabanci gelmediginden ve uniformasinda da hicbir bellilik gormediginden kim olduklarini ve rutbelerini sormaya baslamisti. - Binbasi misiniz? - Hayir. - Albay mi? - Hayir. - Korgeneral mi? - Hayir. - Peki nesiniz? - Ben Maresal ve Turk Ordulari Baskomutaniyim! Saskinliktan agzi acik kalan Yunanli kekeledi: - Bir baskomutanin savas hattina bu kadar yakin yerlerde dolasmasi isitilmis degil de!.. General SHERRIL Kaynak: General Sherril - Ataturk Nezdinde Bir Yil Elcilik, 1935 Askerle Gures Bir gezisinde, Kolordu binasinin kapisinda aslan yapili bir Mehmetcik gordu. Cagirdi ve guler yuzle sordu: - Sen gures bilir misin? Yanindakilerden en kuvvetli gorunenlerle Mehmetcigi gurestirdi. Genc asker her zaman ustun geliyordu. Cok neselendi, ayaga firladi. Ceketini cikarip Mehmet&amp;#39;e ense tuttu: - Haydi, bir de benimle gures! Katiksiz ve temiz Anadolu cocugu Ata&amp;#39;sinin yuzune hayranlikla bakti: - &amp;quot;Atam,&amp;quot; dedi. &amp;quot;Senin sirtini yedi duvel yere getiremedi. Bir Mehmet mi bu isi basarir?&amp;quot; Gozleri doldu ve aglamamak icin gulmeye calisti. Tahsin UZER Kaynak: Millet Dergisi, 1946 Koylu Milletin Efendisidir Bir gece beraber oturuyorduk. Yanimizda Siirt milletvekili Mahmut Soydan, simdiki Macaristan elcimiz Rusen Esref Onaydin, bir de Soysalli vardi. Ataturk, ertesi gunu Buyuk Millet Meclisi&amp;#39;nde okuyacagi soylevi hazirliyordu. Mahmut&amp;#39;la Rusen Esref not tutuyorlardi. Ataturk ara sira bana da, &amp;quot;Ne dersin?&amp;quot; diye soruyordu. Ben ne diyebilirim? Hic... Sonra Ataturk bana dondu ve dedi ki: - Bu memleketin efendisi kimdir? Dusundum. Karsiligi o verdi: - Turk koylusudur, dedi. Ve devam etti: - Turk koylusu &amp;quot;Efendi&amp;quot; yerine getirilmedikce memleket ve millet yukselmez!... Prof. Mahmut Esat BOZKURT Kaynak: Tan Gazetesi, 10.11.1942 Kahraman Turk Kadini 17Mart 1923 Tarsus: Mustafa Kemal Istasyon&amp;#39;dan sehre dogru, bir sure yaya olarak yurudu. O&amp;#39;nu gormek icin sabahtan itibaren yollari dolduran Tarsuslularin arasindan nese ile selamlar vererek, ilerledi. O sirada ansizin bir olayla karsilasti. Milli Mucadele&amp;#39;deki cete giysili bir kadin, Ataturk&amp;#39;un yolunu keserek ayagina kapandi. Gozyaslariyla soyle haykiriyordu: - &amp;quot;Bastigin topraga kurban olayim Pasam!&amp;quot; Mustafa Kemal onu yerden kaldirmak icin egilirken kulagina bu kadinin Kurtulus Savasinda cephelerde carpismis olan (Adile Cavus) oldugunu fisildadilar. Gozlerinden iki damla yas dusen Mustafa Kemal, bu gunesten yuzu yanmis kadinin elinden tutup ayaga kaldirdi ve ona soyle seslendi: - &amp;quot;Kahraman Turk kadini! Sen yerlerde surunmeye degil, omuzlar uzerinde yukselmeye layiksin.&amp;quot; Taha TOROS Ataturk&amp;rsquo;un sorumluluk duygusuyla ilgili ani. Ataturk&amp;rsquo;un tarihe karsi sorumluluk duygusu. Harf inkilabinin buyuk gunleri. Gazi Mustafa Kemal, gene ayni noktada (Dolmabahce Muayede Salonu&amp;rsquo;nda) oturuyor. Talihim o gece bana, kendisiyle yan yana bulunmak bahtiyarligini vermis. Bir inkilaptan bir inkilaba gecen, bir milli cidali (mucadeleyi) degil, birkac milli cidali birden basarip kazanan Buyuk Sef&amp;rsquo;e bu kadar buyuk davalardan, yorgunluk dogurmasindan endisemi duyuruyorum: - Yapmamiza imkan hasil olan (dogan) isleri yapmazsak tarih bizi muaheze eder (ayiplar), buyuruyorlar. Asirlarin tekamulunu yillara sigdirmanin, hic olmeyecek gibi iyilik etmenin sirrini anlar gibi oluyorum. Sonra bircok, mesut bulusmalar&amp;hellip; Bircok ilim, sanat hareketleri!.. Hakki Tarik US Halk Isterse Beni de Kovar1935 senesi idi. Ataturk&amp;rsquo;un Canakkale&amp;rsquo;ye gelecegi rivayetleri dolasiyordu. O zamanlar dunyanin bazi yerlerinde oldugu gibi, memleketimizin de bazi bolgelerinde Yahudiler aleyhinde bir hareket ve ayaklanma bas gostermisti. Bu hal karsisinda butun Museviler mallarini, mulklerini satarak yolculuga hazirlaniyorlardi. Bunlar o zaman rivayet olunduguna gore Filistin&amp;rsquo;e gitmek istiyorlardi. Iste bu siralar &amp;lsquo;Ataturk Canakkale&amp;rsquo; ye geliyor&amp;rsquo; dediler.   Cok sevindim Cunku Ataturk&amp;rsquo;u daha once hic gormemistim. Heyecanla Ataturk&amp;rsquo; ungelecegi Balikesir Caddesi&amp;rsquo;ne kosarak gittim. Butun Canakkale halki orada toplanmisti. Bende bir kenara dikildim.  Bu esnada yanimda tesadufen bulunan birkac Yahudi&amp;rsquo;nin fisilti ile pek hareketli konustuklarini gordum. Alakadar olmaya vakit kalmadan karsidan birkac otomobil gorundu.&amp;rsquo;Ataturk geliyor!&amp;rsquo; sozu agizdan agza dolasti. Halkin &amp;lsquo;Yasa varol!&amp;rsquo; nidalari arasinda Ataturk otomobilinden indi.Alkislar devam ediyor o da halkin ortasinda ilerliyordu. Garip bir tesaduf ve talih eseri olarak Ataturk bizim onumuzde gelince hafif bir duraklama yapti. Halka bakiyor ve kalabaligi selamliyordu. Tam bu esnada yanimda bulunan ve biraz evvel fisilti halinde, fakat hareketli konusan Yahudilerden biri, ileriye dogru yurudu ve Atanin onune atildi. Muhafizlar mani olmak istediler. Ataturk:&amp;mdash;Birakin gelsin! Dedi. Bu Musevi vatandas, Ataturk&amp;rsquo;un onunde ellerini acti omuzlarini yukariya Kaldirarak:-Pasam bizi kovuyorlar. Biz ne yapacagiz? Dedi. Ataturk bu sekilde onune atilan adamin ne demek istedigini ve kim oldugunu derhal anlamisti ama. Buna ragmen sordu:-Sen kimsin? -Ben pasam, Canakkale Musevilerinden Avram Palto. -Sizi kim kovuyor? Hukumet mi Kanun mu? Polis mi?Jandarma mi?Bana soyle dedi. Bu Musevi vatandas durakladi sasaladi. Biraz sonra kendini toplayarak cevap verdi: -Hayir pasam, halk kovuyor. Ataturk, bu adamin yuzune dikkatle bakti,gulumsedi ve : -Halk isterse beni de kovar, dedi ve yurudu. Yurdumun Topragi Temizdir      Kral Edvard Istanbul&amp;#39;a geldigi zaman, yatindan bir motora binerek Dolmabahce Sarayina yanasti. Ataturk rihtimda bekliyordu. Deniz dalgaliydi. Kralin bindigi motor, inip cikiyordu. Imparator rihtima cikmak istedigi bir sirada eli yere degerek tozlandi. O sirada Ataturk elini uzatmis bulunuyordu. Bunu goren Kral bir mendille elini silmek istedigi zaman Ataturk:      -Yurdumun topragi temizdir, o elinizi kirletmez, diyerek Krali elinden tutup rihtima cikariverdi.                                                                              Enver Benhan Sapolyo  Canakkale&amp;rsquo;de Isi Ne ?        Cumhuriyet&amp;#39;in il&#226;nindan sonra Istanbul&amp;#39;da bir resepsiyon verilir. Tum dunya ulkelerinin elcileri ve ateseleri de davet edilir.       Davet guzel bir sekilde devam etmektedir fakat ingiliz atesesi olan binbasinin  bakislari Mustafa Kemal&amp;#39;in gozunden kacmaz.  butun davet boyunca kendisine dik dik bakmistir ve bakmaya devam etmektedir.   Ne oldugunu ogrenmek icin yaverini gonderir, yaver Mustafa Kemal&amp;#39;e soyle der:     - pasam kendisine neden ters bir tavir takindigini sordum, o da bana Mustafa  Kemal&amp;#39;in Canakkale&amp;#39;de babasini oldurdugunu soyledi. Bunun uzerine Mustafa Kemal soyle der:    - Git sor bakalim babasinin Canakkale&amp;#39;de ne isi varmis? Ataturk&amp;#39;un Cevap Veremedigi Tek Insan...  Tarihimiz sayisiz savaslarla doludur. Biz bu savaslardan bas kaldirip ne memleketi imar edebilmis, ne de kendimiz refaha kavusmusuzdur. Bunun sebebi, bizim sucumuz oldugu kadar dusmanlarimizin da sucudur. Cunku basta Ruslar olmak uzere dusmanlarimiz hepsoyle dusunurlerdi: -Turklere rahat vermemeli ki, baska sahalarda ilerleyemesinler... Bunun icin de sik sik basimiza belalar cikarirlar, savaslar acarlar, Balkan milletlerini &amp;#39;Istiklal&amp;#39; diye kiskirtirlardi. Biz boyle durmadan savasirken de o zamanlar askere alinmayan gayri muslimler zenginlesirlerdi. Nnlarin neden zengin, bizim neden fakir kaldigimizi bir koylu, Ataturk&amp;#39;e verdigi kisa bir cevap ile cok guzel aciklamistir. Ataturk, Mersin&amp;#39;e yaptigi seyahatlerden birinde, sehirde gordugu buyuk binalari isaret ederek sormus: -Bu kosk kimin? -Kirkor&amp;#39;un... -Ya su koca bina? -Yargo&amp;#39;nun... -Ya su? -Salomon&amp;#39;un... Ataturk biraz sinirlenerek sormus: -onlar bu binalari yaparken ya siz nerede idiniz? Toplananlarin arkalarinda bir koylunun sesi duyulur: -Biz mi nerede idik? Biz Yemen&amp;#39;de, Tuna Boylari&amp;#39;nda, Balkanlar&amp;#39;da, Arnavutluk Daglarinda, Kafkaslar&amp;#39;da, Canakkale&amp;#39;de, Sakarya&amp;#39;da savasiyorduk pasam... Ataturk bu anisini naklederken: -Hayatimda cevap veremedigim tek insan bu ak sakalli ihtiyar olmustur, der dururdu.  Alintidir</description></item><item><title>Ataturk&amp;#39;un Anilarindan</title><link>http://www.olcekkoyu.com/KonuOku.asp?id=211</link><description>Canakkale&amp;rsquo;de Okunan Mevlid-i SerifAtaturk, her yil Canakkale&amp;rsquo;de sehitlerimiz icin bir mevlid-i serif okuttururlardi. 1932 yilinda okunacak mevlidin, Sehit Mehmet Cavus Abidesi onunde ve Istanbul&amp;rsquo;un en meshur hafizlarinin istirakiyle, gorkemli bir sekilde yapilmasini emretmislerdi. Bu durumu, ayrica Istanbul Muftusu Hafiz Fehmi Efendi&amp;rsquo;ye de telefonla bildirmislerdi. Mevlitten bir gun once bu is icin ayrilan ve Ataturk&amp;rsquo;un kendi seyahatlerinde kullandiklari luks Gulcemal vapuruna gittik. Suleymaniye Bas Muezzini Hafiz Kemal, Saadettin Kaynak, Besiktasli ve Sultan Selimli Riza beyler, Hafiz Burhan, Beylerbeyli Fahri, Vaiz Aksarayli Cemal, Muallim Nuri gibi bir cok unlu hafiz, bir cok gazeteci ve fotografcilarla vapur hincahinc dolu olarak aksam saat 7&amp;rsquo;de Canakkale&amp;rsquo;ye dogru hareket ettik. Gece yatsi namazindan sonra vapurun salonunda iki hatm-i serif ve bir mevlid okundu. Sabahleyin Gelibolu&amp;rsquo;ya geldik. Buyuk bir kalabalik bizi iskelede karsiladi. Sonra, otobuslere binilerek Sehit Mehmet Cavus Abidesi&amp;rsquo;ne gidildi. Etraf bayraklar ve defne dallariyla suslenmis; kadin, erkek cok buyuk bir kalabalik etrafi doldurmustu. On hafiz hep bir agizdan once tekbir aldik. Sonra tevsih okundu. Sonra da hafizlar sirayla kursuye cikip mevlidi okumaya basladik. Ben, Veladet Bahri&amp;rsquo;ni okurken kapali ve bulutlu olan hava birden bozdu ve bardaktan bosanircasina yagmur yagdi. Ben okumaya hic kesmeden devam ettim. En sonunda, Istanbul Muftusu Hafiz Fehmi Efendi cok guzel bir dua ile mevlidi baglatip sehitlerimizin mezarlarini da ziyaret edip, Istanbul&amp;rsquo;a donduk. Ertesi aksam Dolmabahce Sarayi&amp;rsquo;nda Ata&amp;rsquo;nin huzuruna cikip mevlidi etraflica anlattim. Ayaga kalkti ve heyecanla elini masaya vura vura &amp;ldquo;Aferin hafizim. Aferin sana. Din ve vazife ciddiyetini herkese gostermissin, yagmurda bile gorevine devam etmissin. Aferin sana. Aferin sana!&amp;rdquo; diye beni defalarca tebrik etmis ve kutlamislardi. (Hafiz Yasar Okuyan&amp;rsquo;dan) Bir aksam Ataturk bu adi almaya karar verdigini soyledi ve dusuncemi sordu. -Mustafa Kemal adiyla parlak zaferler kazandiniz, un saldiniz, curumus bir imparatorluktan dipdiri bir cumhuriyet cikardiniz, buyuk devrimler yaptiniz; bu adi birakmak dogru olmaz, dedim. Ataturk yalniz su karsiligi verdi: -Ibn-i Sina&amp;rsquo;ya neden kiziyorsun? Ben isi anlamis ve: -Dogru, demistim. Bunun anlami suydu: Ibn-i Sina diye anilan Ebu Ali el-Huseyin Ibn-i Abdullah, Buhara yakinlarinda Afsana&amp;rsquo;da dogmustur. O sirada M&#226;verau&amp;rsquo;n-Nehr bir Turk ulkesiydi. Orada doganlarin Turklugu degil, Turk olmadigi savi ortaya atilirsa bunun kanitlanmasi gerekirdi. Ancak, hemen butun Turk unlulerinin Arap adlari tasimasi yuzunden karisikliklar doga gelmektedir. Bir karsilastirma, durumu daha iyi anlamaya yarar: Farab&#238; de M&#226;verau&amp;rsquo;n-Nehrlidir, ancak dedesinin adi Tarhan&amp;rsquo;dir (tam adi Muhammed Ibn-i Muhammed Ibn-i Tarhan Ebu Nasir el-Farab&#238;&amp;rsquo;dir). Bu yuzden Turklugu kabul edilmektedir. Eger Farab&#238;&amp;rsquo;nin dedesi de &amp;ldquo;Ahmet&amp;rdquo;, &amp;ldquo;Muhammed&amp;rdquo; gibi bir ad tasisaydi hic kuskusuz o da Ibn-i Sina gibi Arap veya Fars sayilacakti. Ataturk bu adi almakla Turklerin de genellikle Turk adlari tasimalari gerektigini belirtmek istemistir. Hikmet BAYUR Ataturk&amp;rsquo;un alcakgonullu olusu ile ilgili aniAtaturk bilhassa Turk yemeklerini severdi. En cok sevdigi fasulye, pilav, yogurttu. Ink&#238;laplar sirasinda oyle calisirdi ki, otuz alti saat masanin basindan kalkmadigini bilirim. Biz mutfakta cesit cesit yemekler hazirlardik., yanina goturunce, kizar, cikisirdi: -Bana bir ayranla bir dilim ekmek ver ve bol da kahve yap! Simdilik bunlar k&#226;fi, daha oburlerini yemeyi haketmedim! derdi. Cok alcakgonullu adamdi vessel&#226;m. Mehmet Yucel Haluk Durukal, &amp;ldquo;Ataturk&amp;rsquo;un adamlari ile bir gorusme&amp;rdquo; Ataturk&amp;rsquo;un Cocuk sevgisiAtaturk, butun cocuklari cok sever, her firsatta onlarla konusmaktan buyuk mutluluk duyardi. Cocuklara her zaman sevgi ile yaklasir, bir cok konuda sorular sorardi. Aldigi akillica cevaplar karsisinda yuzunde gulucukler olusurdu. Ataturk, Turk cocuklarinin butun zorluklari asabilecek kabiliyette olduklarina olan inancini hicbir zaman yitirmemistir.Ataturk&amp;rsquo;un cocuga verdigi onemle ilgili anilarSigirtmac MustafaBirgun, Ataturk, Yalova civarinda gezintiye cikmisti. Yaninda arkadaslari ve subaylar vardi. Yolu bir an icin karistirdi. Ataturk, subayligin verdigi gorus kuvveti ile derhal yolu kestirdi. Arkadaslarina donerek: &amp;ldquo;Bu patikadan&amp;rdquo; dedi.O sirada karsilarina bir sigirtmac cikti. Cocugun karni sis, yuzu sapsariydi. Ataturk&amp;rsquo;un sordugu suallere gayet akillica cevap veriyordu. Zeki gozleri parildiyordu. Ismi Mustafa idi. Turk cocugunun zekasini begenen Ataturk, ona para vermek istedi. Almadi. Yol gostermek onun vazifesi idi. Para karsiliginda is yapilamazdi. Ataturk&amp;rsquo;u bile tanimiyordu. Israr karsisinda parayi almaya mecbur kaldi. Yalniz bir sarti vardi. Torbasindaki cevizlerden Ataturk&amp;rsquo;e verecekti. Ataturk o anda cocuga sordu: &amp;ldquo;Okumak ister misin?&amp;rdquo;, Cocuk cevapladi; &amp;ldquo;Elbette&amp;rdquo;, Ataturk yanindakilere emir verdi. Cocugu alarak Sisli&amp;rsquo;deki Cocuk Hastanesi&amp;rsquo;ne yatirdilar. Ataturk, onu hem yokluyor, hem de doktorlarla cocugun sagligi hakkinda gorusuyordu.Bir kac sene sonra Sigirtmac Mustafa, Kuleli Lisesi&amp;rsquo;ne girmisti. Derslerine cok calisiyordu. Hic sinifta kalmadan subay cikti ve sanli Turk ordusuna katildi.Bor Ne Demek Oglum?1938 yilinin Ocak ayinda, Ataturk&amp;rsquo;un Osmaniye&amp;rsquo;yi ziyareti sirasinda, onu tren istasyonunda karsilayanlardan biri ve o tarihte 14 yasinda olan Abdulvahap Sakar anlatiyor;&amp;ldquo;Ataturk geliyor! dediler. Herkes yollara dustu. Ben de dustum yola. O zamanlar ayakkabi falan yoktu. Babam bana Adana yemenisi almisti. Postanenin oraya gelince baktim ki yol camur. Camurdan gectim. Istasyona gelince yikadim bir guzel ayakkabiyi. Istasyona gelip herkesle birlikte beklemeye basladim. Kadirli yolunun o taraftan aci bir duduk sesi geldi. Anladik ki tren geliyor. Ataturk beyaz bir trenle geldi. Istasyonda durdu tren. Ataturk inmedi trenden. Kollarini pencereye koydu. Halk doldu pencerenin onune. Herkesle konustu. Kim olduklarini, ne is yaptiklarini sordu. Adamin birine dedi ki: &amp;ldquo;Sen ne is yaparsin?&amp;rdquo; Adam da: &amp;ldquo;Ben muallim beyim.&amp;rdquo; dedi. &amp;ldquo;Nerelisin?&amp;rdquo; dedi. Muallim &amp;ldquo;Bor&amp;rsquo;luyum&amp;rdquo; dedi. Ataturk: &amp;ldquo;Bor ne demek?&amp;rdquo; dedi. Adam da &amp;ldquo;Nigde&amp;rsquo;nin kazasi&amp;rdquo; dedi. Arka taraftan bir cocuk parmak kaldirdi. Cocuga sordu: &amp;ldquo;Bor ne demek oglum?&amp;rdquo; dedi. Cocuk: &amp;ldquo;Pasam, ekilmeyen, surulmeyen yere bor deriz.&amp;rdquo; dedi. &amp;ldquo;Aferin oglum&amp;rdquo; dedi cocuga. Sonra o cocugu trene aldilar, okutmak icin goturduler.Yenilseydik Sorumlu Ben Olacaktim Bir aralik konu Istikl&#226;l Savasi&amp;#39;na geldi. Dikkat ettim, Binbasilar dahil her komutanin hangi birlige komuta ettigini, nerede bulundugunu, -bir gun once olmus gibi- hatirliyordu. O savas ki arac, gerec, personel kitligi bugun guc tasavvur edilirdi. Tumenlere binbasilar, Kolordulara yarbaylar komuta ediyordu! Fakat, bu kadro canini disine takmis bir ekipti. Var olmak ya da olmamak bu savasin sonucuna bagliydi. 30 Agustos bu ruh haletinin eseriydi. Boyle bir drami, hem yazari, hem bas aktorunun agzindan dinlemek mustesna bir mutluluktu. O anilar Ata&amp;#39;yi costurdukca costuruyordu. Anlatmalarinda abartma yoktu. Ama bu anlatis oylesine canli, oylesine plastikti ki, hepimiz heyecandan heyecana surukleniyorduk. Anlatislarini soyle bagladi: - Iste buyuk zafer boyle ortak bir eserdir. Serefler de ortaktir. Bu alcakgonulluluk saheseriyle konunun kapanacagini tahmin ediyorduk. Bu arada Ataturk bir duraklama yapti. Sonra icine donuk, adeta kendisiyle konusur gibi ilave etti: - Ama yenilseydik sorumluluk ortak olmayacak yalniz bana ait olacakti. Bu belagat karsisinda gozyasimi tutamadim. Tarihin, zaferleri kendine mal eden, yenilgileri ise maiyetine yukleyen sahte kahramanlarini hatirladim. Ord. Prof. Sadi IRMAK Kaynak: Sadi Irmak, Ord Prof. - Ataturk&amp;#39;ten Anilar, 1978Yanina Aldigi Ilk Er O, Samsun&amp;#39;a ciktigi zaman, ustu basi yirtik, postallari patlamis, silahsiz bir er gordu. Yuzunun rengi bakira donmus, yaglan eriyip kemik ve sinir kalmis bu Turk askeri agliyordu. O&amp;#39;na sordu: - Asker aglamaz arkadas, sen ne agliyorsun? Er irkildi, basini kaldirdi. Bu sesi taniyordu ve bu yuz ona yabanci degildi. Hemen dogruldu ve Anafartalar&amp;#39;daki Komutanini celik yay gibi selamladi. - Soyle nicin agliyorsun? Ic Anadolu&amp;#39;nun yanik yurekli cocugu icini cekti: - Dusman memleketi basti, hukumet beni terhis etti. Silahimizi elimizden aldi. Topragima giren dusmani ne ile oldurecegim? Kemal Ataturk, er&amp;#39;in omzuna elini koydu: - Uzulme cocugum, dedi. Gel benimle! Ve Samsun deposunda giydirilip silahlandirarak yanina aldigi ilk er bu Mehmetcik oldu. Burhan Cahit MORKAYAInanmayanlar Da Hakliydilar Mustafa Kemal realist bir liderdi. Lekelemelerin politika kadrosunu nasil daraltacagini ve kendisini bir avuc partizan takimi elinde birakacagini dusunerek, acikca bir suc islemis olanlar disinda yalniz kisisel degerlere saygi gosterdi. Sicil yoklamalarina ragbet etmedi. Bir gun bana: - Kuva-yi Milliye&amp;#39;ye inanmayanlar da inananlar kadar hakli idiler, demisti. Falih Rifki ATAY Kaynak: Falif Rifki Atay - Mustafa Kemal, Mutareke Defteri, 1955 Turk Ordulari Baskumandaniyim Afyonkarahisar&amp;#39;in hatlarinin cozulmesi sonunda birkac Yunanli tutsak, geceleyin Mustafa Kemal&amp;#39;in cadirina getirilmisti. Bunlardan birisi, Muzaffer Generalin dogup buyumus oldugu Selanik&amp;#39;ten gelmisti. Yuz, kendisine yabanci gelmediginden ve uniformasinda da hicbir bellilik gormediginden kim olduklarini ve rutbelerini sormaya baslamisti. - Binbasi misiniz? - Hayir. - Albay mi? - Hayir. - Korgeneral mi? - Hayir. - Peki nesiniz? - Ben Maresal ve Turk Ordulari Baskomutaniyim! Saskinliktan agzi acik kalan Yunanli kekeledi: - Bir baskomutanin savas hattina bu kadar yakin yerlerde dolasmasi isitilmis degil de!.. General SHERRIL Kaynak: General Sherril - Ataturk Nezdinde Bir Yil Elcilik, 1935 Askerle Gures Bir gezisinde, Kolordu binasinin kapisinda aslan yapili bir Mehmetcik gordu. Cagirdi ve guler yuzle sordu: - Sen gures bilir misin? Yanindakilerden en kuvvetli gorunenlerle Mehmetcigi gurestirdi. Genc asker her zaman ustun geliyordu. Cok neselendi, ayaga firladi. Ceketini cikarip Mehmet&amp;#39;e ense tuttu: - Haydi, bir de benimle gures! Katiksiz ve temiz Anadolu cocugu Ata&amp;#39;sinin yuzune hayranlikla bakti: - &amp;quot;Atam,&amp;quot; dedi. &amp;quot;Senin sirtini yedi duvel yere getiremedi. Bir Mehmet mi bu isi basarir?&amp;quot; Gozleri doldu ve aglamamak icin gulmeye calisti. Tahsin UZER Kaynak: Millet Dergisi, 1946 Koylu Milletin Efendisidir Bir gece beraber oturuyorduk. Yanimizda Siirt milletvekili Mahmut Soydan, simdiki Macaristan elcimiz Rusen Esref Onaydin, bir de Soysalli vardi. Ataturk, ertesi gunu Buyuk Millet Meclisi&amp;#39;nde okuyacagi soylevi hazirliyordu. Mahmut&amp;#39;la Rusen Esref not tutuyorlardi. Ataturk ara sira bana da, &amp;quot;Ne dersin?&amp;quot; diye soruyordu. Ben ne diyebilirim? Hic... Sonra Ataturk bana dondu ve dedi ki: - Bu memleketin efendisi kimdir? Dusundum. Karsiligi o verdi: - Turk koylusudur, dedi. Ve devam etti: - Turk koylusu &amp;quot;Efendi&amp;quot; yerine getirilmedikce memleket ve millet yukselmez!... Prof. Mahmut Esat BOZKURT Kaynak: Tan Gazetesi, 10.11.1942 Kahraman Turk Kadini 17Mart 1923 Tarsus: Mustafa Kemal Istasyon&amp;#39;dan sehre dogru, bir sure yaya olarak yurudu. O&amp;#39;nu gormek icin sabahtan itibaren yollari dolduran Tarsuslularin arasindan nese ile selamlar vererek, ilerledi. O sirada ansizin bir olayla karsilasti. Milli Mucadele&amp;#39;deki cete giysili bir kadin, Ataturk&amp;#39;un yolunu keserek ayagina kapandi. Gozyaslariyla soyle haykiriyordu: - &amp;quot;Bastigin topraga kurban olayim Pasam!&amp;quot; Mustafa Kemal onu yerden kaldirmak icin egilirken kulagina bu kadinin Kurtulus Savasinda cephelerde carpismis olan (Adile Cavus) oldugunu fisildadilar. Gozlerinden iki damla yas dusen Mustafa Kemal, bu gunesten yuzu yanmis kadinin elinden tutup ayaga kaldirdi ve ona soyle seslendi: - &amp;quot;Kahraman Turk kadini! Sen yerlerde surunmeye degil, omuzlar uzerinde yukselmeye layiksin.&amp;quot; Taha TOROS Ataturk&amp;rsquo;un sorumluluk duygusuyla ilgili ani. Ataturk&amp;rsquo;un tarihe karsi sorumluluk duygusu. Harf inkilabinin buyuk gunleri. Gazi Mustafa Kemal, gene ayni noktada (Dolmabahce Muayede Salonu&amp;rsquo;nda) oturuyor. Talihim o gece bana, kendisiyle yan yana bulunmak bahtiyarligini vermis. Bir inkilaptan bir inkilaba gecen, bir milli cidali (mucadeleyi) degil, birkac milli cidali birden basarip kazanan Buyuk Sef&amp;rsquo;e bu kadar buyuk davalardan, yorgunluk dogurmasindan endisemi duyuruyorum: - Yapmamiza imkan hasil olan (dogan) isleri yapmazsak tarih bizi muaheze eder (ayiplar), buyuruyorlar. Asirlarin tekamulunu yillara sigdirmanin, hic olmeyecek gibi iyilik etmenin sirrini anlar gibi oluyorum. Sonra bircok, mesut bulusmalar&amp;hellip; Bircok ilim, sanat hareketleri!.. Hakki Tarik US Halk Isterse Beni de Kovar1935 senesi idi. Ataturk&amp;rsquo;un Canakkale&amp;rsquo;ye gelecegi rivayetleri dolasiyordu. O zamanlar dunyanin bazi yerlerinde oldugu gibi, memleketimizin de bazi bolgelerinde Yahudiler aleyhinde bir hareket ve ayaklanma bas gostermisti. Bu hal karsisinda butun Museviler mallarini, mulklerini satarak yolculuga hazirlaniyorlardi. Bunlar o zaman rivayet olunduguna gore Filistin&amp;rsquo;e gitmek istiyorlardi. Iste bu siralar &amp;lsquo;Ataturk Canakkale&amp;rsquo; ye geliyor&amp;rsquo; dediler.   Cok sevindim Cunku Ataturk&amp;rsquo;u daha once hic gormemistim. Heyecanla Ataturk&amp;rsquo; ungelecegi Balikesir Caddesi&amp;rsquo;ne kosarak gittim. Butun Canakkale halki orada toplanmisti. Bende bir kenara dikildim.  Bu esnada yanimda tesadufen bulunan birkac Yahudi&amp;rsquo;nin fisilti ile pek hareketli konustuklarini gordum. Alakadar olmaya vakit kalmadan karsidan birkac otomobil gorundu.&amp;rsquo;Ataturk geliyor!&amp;rsquo; sozu agizdan agza dolasti. Halkin &amp;lsquo;Yasa varol!&amp;rsquo; nidalari arasinda Ataturk otomobilinden indi.Alkislar devam ediyor o da halkin ortasinda ilerliyordu. Garip bir tesaduf ve talih eseri olarak Ataturk bizim onumuzde gelince hafif bir duraklama yapti. Halka bakiyor ve kalabaligi selamliyordu. Tam bu esnada yanimda bulunan ve biraz evvel fisilti halinde, fakat hareketli konusan Yahudilerden biri, ileriye dogru yurudu ve Atanin onune atildi. Muhafizlar mani olmak istediler. Ataturk:&amp;mdash;Birakin gelsin! Dedi. Bu Musevi vatandas, Ataturk&amp;rsquo;un onunde ellerini acti omuzlarini yukariya Kaldirarak:-Pasam bizi kovuyorlar. Biz ne yapacagiz? Dedi. Ataturk bu sekilde onune atilan adamin ne demek istedigini ve kim oldugunu derhal anlamisti ama. Buna ragmen sordu:-Sen kimsin? -Ben pasam, Canakkale Musevilerinden Avram Palto. -Sizi kim kovuyor? Hukumet mi Kanun mu? Polis mi?Jandarma mi?Bana soyle dedi. Bu Musevi vatandas durakladi sasaladi. Biraz sonra kendini toplayarak cevap verdi: -Hayir pasam, halk kovuyor. Ataturk, bu adamin yuzune dikkatle bakti,gulumsedi ve : -Halk isterse beni de kovar, dedi ve yurudu. Yurdumun Topragi Temizdir      Kral Edvard Istanbul&amp;#39;a geldigi zaman, yatindan bir motora binerek Dolmabahce Sarayina yanasti. Ataturk rihtimda bekliyordu. Deniz dalgaliydi. Kralin bindigi motor, inip cikiyordu. Imparator rihtima cikmak istedigi bir sirada eli yere degerek tozlandi. O sirada Ataturk elini uzatmis bulunuyordu. Bunu goren Kral bir mendille elini silmek istedigi zaman Ataturk:      -Yurdumun topragi temizdir, o elinizi kirletmez, diyerek Krali elinden tutup rihtima cikariverdi.                                                                              Enver Benhan Sapolyo  Canakkale&amp;rsquo;de Isi Ne ?        Cumhuriyet&amp;#39;in il&#226;nindan sonra Istanbul&amp;#39;da bir resepsiyon verilir. Tum dunya ulkelerinin elcileri ve ateseleri de davet edilir.       Davet guzel bir sekilde devam etmektedir fakat ingiliz atesesi olan binbasinin  bakislari Mustafa Kemal&amp;#39;in gozunden kacmaz.  butun davet boyunca kendisine dik dik bakmistir ve bakmaya devam etmektedir.   Ne oldugunu ogrenmek icin yaverini gonderir, yaver Mustafa Kemal&amp;#39;e soyle der:     - pasam kendisine neden ters bir tavir takindigini sordum, o da bana Mustafa  Kemal&amp;#39;in Canakkale&amp;#39;de babasini oldurdugunu soyledi. Bunun uzerine Mustafa Kemal soyle der:    - Git sor bakalim babasinin Canakkale&amp;#39;de ne isi varmis? Ataturk&amp;#39;un Cevap Veremedigi Tek Insan...  Tarihimiz sayisiz savaslarla doludur. Biz bu savaslardan bas kaldirip ne memleketi imar edebilmis, ne de kendimiz refaha kavusmusuzdur. Bunun sebebi, bizim sucumuz oldugu kadar dusmanlarimizin da sucudur. Cunku basta Ruslar olmak uzere dusmanlarimiz hepsoyle dusunurlerdi: -Turklere rahat vermemeli ki, baska sahalarda ilerleyemesinler... Bunun icin de sik sik basimiza belalar cikarirlar, savaslar acarlar, Balkan milletlerini &amp;#39;Istiklal&amp;#39; diye kiskirtirlardi. Biz boyle durmadan savasirken de o zamanlar askere alinmayan gayri muslimler zenginlesirlerdi. Nnlarin neden zengin, bizim neden fakir kaldigimizi bir koylu, Ataturk&amp;#39;e verdigi kisa bir cevap ile cok guzel aciklamistir. Ataturk, Mersin&amp;#39;e yaptigi seyahatlerden birinde, sehirde gordugu buyuk binalari isaret ederek sormus: -Bu kosk kimin? -Kirkor&amp;#39;un... -Ya su koca bina? -Yargo&amp;#39;nun... -Ya su? -Salomon&amp;#39;un... Ataturk biraz sinirlenerek sormus: -onlar bu binalari yaparken ya siz nerede idiniz? Toplananlarin arkalarinda bir koylunun sesi duyulur: -Biz mi nerede idik? Biz Yemen&amp;#39;de, Tuna Boylari&amp;#39;nda, Balkanlar&amp;#39;da, Arnavutluk Daglarinda, Kafkaslar&amp;#39;da, Canakkale&amp;#39;de, Sakarya&amp;#39;da savasiyorduk pasam... Ataturk bu anisini naklederken: -Hayatimda cevap veremedigim tek insan bu ak sakalli ihtiyar olmustur, der dururdu.  Alintidir</description></item><item><title>GUZEL  KOYUM</title><link>http://www.olcekkoyu.com/KonuOku.asp?id=210</link><description>GUZEL  KOYUM   Kalacuklar bereketli, Yayla yolu hareketli, Koyun ici canli renkli, Benim koyum guzel koyum.   Egri sular binbir renkli, Ormanlarsa cok ahenkli, Batakkopru cennetdengi, Benim koyum guzel koyum.   Cakmaklilar hopal gorur, Kucuk mese agac orur, Kumludan araba gelir, Benim koyum,guzel koyum.   Hopalilar zurna calar, Pankisli merana dolar, Hocuvanli haber salar, Benim koyum arslan koyum.   Buyukduzde beyler yasar, Tulumbada aklin sasar, Ur koyu uzaktan bakar, Benim koyum,guzel koyum.   Dagin suyu zemzem gibi, Gozelerse koyun gulu, Magaralar tarih seli, Benim koyum,guzel koyum.   Cayirlari yesil hali, Bayirlari kuzu seli, Bostanlari ari yeli, Benim koyum,guzel koyum.   Sis tepeden Rusyaya bak, Nagirci cayirinda bir ates yak, Burdosanda sen caya bak, Benim koyum,guzel koyum.   Okumusun coktur senin, Egri yollar taslik selin, Kizlarinsa guzel gelin, Benim koyum,guzel koyum.   Ziyaretten kursun atar, Gunes Golebertten batar, Atam,Annam orda yatar, Benim koyum,guzel koyum.   ILIMDARIM be hey gulum, Guzel &#8220; OLCEK &#8220; benim koyum, Oradan ayri kalmak zulum, Benim koyum,guzel koyum.                           Ilimdar SENTURK</description></item><item><title>Kocaelinden Goruntuler</title><link>http://www.olcekkoyu.com/KonuOku.asp?id=209</link><description>                        Kocaeli Genel Goruntuleri                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                               </description></item><item><title>Kocaeli&amp;#39;de Saglik</title><link>http://www.olcekkoyu.com/KonuOku.asp?id=208</link><description>Saglik 2009 yili verilerine gore ilimizde; 9 adet devlet hastanesi, 2 adet egitim ve arastirma hastanesi, 2 adet askeri hastane ve 10 adet ozel hastane olmak uzere toplam 23 adet yatakli tedavi kurumu, 3 adet verem savas dispanseri, 121 adet saglik ocagi ve 28 adet saglik evi mevcut olup, yatakli tedavi kurumlarindaki mevcut yatak sayisi 3.347&amp;rsquo; dir. Il genelinde; 1.148&amp;rsquo;i uzman, 694&amp;rsquo; u pratisyen, 284&amp;rsquo; u asistan olmak uzere toplam 2.126 hekim, 422 dis hekimi, 456 eczaci, 2.418 hemsire, 1.036 ebe, 334 toplum sagligi personeli ve 1.721 diger saglik personeli olmak uzere toplam 8.513 saglik personeli gorev yapmaktadir.Ilimizde hekim basina dusen kisi sayisi 716&amp;rsquo; dir.  </description></item><item><title>Kocaelide Egitim</title><link>http://www.olcekkoyu.com/KonuOku.asp?id=207</link><description>Egitim Ilimizde 2009 yili sonu itibariyle okuma yazma orani % 95,38 dir (bu orana 61.794 bilinmeyen nufus d&#226;hil degildir).2009 &amp;ndash; 2010 Egitim &amp;ndash; Ogretim doneminde ilkogretim ogrenci sayisina gore okullasma orani % 99,65 ve ortaogretim ogrenci sayisina gore okullasma orani % 78,45&amp;rsquo; dir.Okul oncesinde 22&amp;rsquo; si resmi 9&amp;rsquo; u ozel olmak uzere toplam 31 okul, 817 ogretmen, 808 derslik ve 24.156 ogrenci,Ilkogretimde 342&amp;rsquo; si resmi 15&amp;rsquo; i ozel olmak uzere toplam 357 okul, 8.997 ogretmen, 6.878 derslik ve 205.442 ogrenci, Ortaogretimde 115&amp;rsquo; i resmi 20&amp;rsquo; si ozel olmak uzere toplam 135 okul, 4.197 ogretmen, 2.505 derslik ve 84.231 ogrenci mevcuttur.Bu baglamda diger ozel amacli okullarla birlikte ilimizde toplam okul sayisi 539, ogretmen sayisi 13.463, derslik sayisi 9.714 ve ogrenci sayisi 314.368&amp;rsquo; dir. Ilimizde Kocaeli Universitesi ve Gebze Yuksek Teknoloji Enstitusu bunyesinde 16 Fakulte, 6 Yuksek Okul, 19 Meslek Yuksek Okulu, 5 Enstitu ve toplam 32 adet arastirma merkez ve birimi bulunmaktadir. Universitelerdeki toplam ogretim uye ve gorevlisi sayisi 2.377 ve ogrenci sayisi 60.163&amp;rsquo; dur.  </description></item><item><title>Cografi Durum</title><link>http://www.olcekkoyu.com/KonuOku.asp?id=206</link><description>Cografi Durum   Kocaeli&amp;rsquo;nin dogu ve guneydogusunda Sakarya, guneyinde Bursa, batisinda Istanbul ve Yalova illeri, Izmit Korfezi, Marmara Denizi, kuzeyinde ise Karadeniz ile cevrilidir. Ilimizin yuzolcumu 3.418 km2&amp;rsquo;dir. Sakarya Irmaginin bati kiyisindan baslayarak Pamukova ve Iznik Golunun kuzeyinden Bozburun&amp;rsquo;a kadar uzanan Samanli Daglari, Izmit, Sapanca ve Adapazari cokuntu alanina hakim bir konumdadir. Baslica ovalari Kocaeli kenti ile Sapanca Golu arasinda uzanan duzlukler ile Dilovasi&amp;rsquo; dir. Bir peneplen olan Kocaeli Yarimadasinin il sinirlari icinde kalan bolumu dalgali duzluklerden olusur. Ilimizde Iklim Yapisi, Korfez kiyilari ile Karadeniz kiyisinda iliman, daglik kesimlerde daha sert bir iklim hukum surmektedir. Bu ozelligiyle Akdeniz iklimi ile Karadeniz iklimi arasinda bir gecis olusturdugu soylenebilir. Il merkezinde yazlar sicak ve az yagisli, kislar yagisli, zaman zaman karli ve soguk gecer. Ozel Konumu nedeniyle Kocaeli&amp;rsquo;nin Karadeniz&amp;rsquo; e bakan kiyilari ile Izmit Korfezine bakan kiyilarinin iklimi arasinda bazi farkliliklar goze carpar. Samanli daglarinin Korfez&amp;rsquo;e bakan yamaclarinda iklim Karadeniz kiyilarina benzer. Yagis miktari da bu kesimde farklidir. Ruzg&#226;rlar kisin kuzey ve kuzeydogudan, yazlari ise kuzeydogudan eser. Kocaeli&amp;rsquo;nin bitki ortusu, kiyisiyla daglik alanlar arasinda onemli farkliliklar gostermektedir. Kuzeyden guneye dogru gidildikce Karadeniz&amp;rsquo;e ozgu bitki topluluklarinin yerini Akdeniz bitki ortusu almaya baslar. Samanli daglari ile Karadeniz kiyisi arasindaki alanlar sik ve nemcil ormanlarla kaplidir. Bu ormanlar daha cok kayindan olusur. Bazi kesimlerde kayina gurgen, kestane, mese de karisir. Samanli daglarinin yuksek kesimleri igne yapraklilarla ortuludur. Izmit Korfezinin kuzey ve dogusunda Akdeniz iklimine ozgu makilere rastlanir. Maden varligi bakimindan Ilimizde, bakir, kursun, cinko, barit, civa, cimento hammaddeleri, dolomit, kuvarsit ve mermer gibi maden yataklari bulunmaktadir. Kocaeli&amp;rsquo;nin Baskent Ankara&amp;rsquo; ya olan uzakligi 342 km, Istanbul Ili&amp;rsquo; ne olan uzakligi ise 111 km&amp;rsquo; dir. Turkiye&amp;rsquo;nin en dogusu olan Igdir Ili&amp;rsquo;ne (Dilucu Sinir Kapisi) uzakligi 1.404 km, en batisi Edirne Ili&amp;rsquo;ne ise (Kapikule Sinir Kapisi) olan uzakligi 341 km&amp;rsquo; dir. </description></item><item><title>Il Adinin Hikayesi</title><link>http://www.olcekkoyu.com/KonuOku.asp?id=205</link><description> Kocaeli Adinin Hikayesi   Oturanlar (Soldan saga) 1- Sapanca Uyesi Muderris Mehmet Hilmi Efendi, 2- Adapazari Uyesi Sakir K&#226;zim, 3- Adapazari Uyesi Kerim Bey, 4- Izmit Uyesi Osman Nuri, 5- Kocaeli&amp;rsquo;nin Ilk Valisi Vehbi (Demirel) Bey, 6- Izmit Uyesi Huseyin Bedrettin, 7- Geyve Uyesi Hoca Bekir, 8- Kandira Temsilcisi Edip Pasazade Ruhi (Saner) Bey, 9- Geyve Uyesi Hafiz Fuat Efendi, 10- Karamursel Uyesi Hafiz Sebahattin Efendi    Ayaktakiler (soldan saga) 1- Memur, 2- Izmit Belediye Baskani Abidin (Aral) Bey, 3- Encumen Bask&#226;tibi Demiroglu Haydar.      fotografta oturan on kisi, 1922 yili sonbahari tarihi bir karar alir. Tutanaklarda kaydina rastlanmayan* bu kararin oneri cumlesinin bir yerinde buyuk bir olasilikla soyle bir ifade yer alir:    &amp;ldquo;A D I N A  I Z F E T E N &amp;quot;                                                      Rifat SEZERALP     1922 yilinin sonbahari. O gunku adiyla &amp;ldquo;Il Yonetim Kurulu&amp;rdquo;, bugunku adiyla &amp;ldquo;Il Daimi Encumeni&amp;rdquo; toplanti halinde.   Yer: o zamanlar vilayet binasi olan Hunk&#226;r Kasri. Tam ortada oturan ve daha sonra Demirel soyadini alacak olan zamanin mutasarrifi Halil Vehbi Bey, biraz sonra oturumu acacak ve bir oneride bulunacak&amp;hellip;   Yasadigimiz sehre bugune kadar hangi isimler verilmis ve yonetim acisindan nasil bir surec gecirmis? Bu sorunun cevabini aramak icin, tekrar geri donmek uzere, toplanti salonundan ayrilip tarihin sayfalarini geriye cevirmekte yarar var.   Bizans Imparatorlugu zamaninda icinde yasadigimiz yoreye Optimatom Thema, merkezine de Nikomedia deniyordu. Osmanli fetihlerinden sonra, merkezi &amp;ldquo;Iznikomid&amp;rdquo; olan Kocaili Sancagi, sirasiyla:   &amp;mdash; 1391&amp;ndash;1533 yillari arasinda Anadolu Eyaleti&amp;rsquo;ne baglanir.    &amp;mdash; 1533&amp;ndash;1844 yillari arasinda Kapudan Pasa Eyaleti&amp;rsquo;ne baglanir. 1840 yilinda, sancagin merkezine Izmid denilmeye baslanir.     &amp;mdash; 1844&amp;ndash;1845 yillari arasinda Bolu Eyaleti&amp;#39;ne baglanir.    &amp;mdash; 1846 yilinda Kastamonu Eyaleti&amp;#39;ne baglanir.   &amp;mdash; 1856&amp;ndash;1867 yillari arasida Hudavendig&#226;r yani Bursa Eyaleti&amp;#39;ne baglanir.    &amp;mdash; 1867 yilinda adi Izmid Musirligi olur. &amp;mdash; 1887 yilinda adi Izmid Sancagi Mutasarrifligi olur. &amp;mdash;1888 yilinda Istanbul Hukumeti&amp;rsquo;ne baglandiktan sonra adi,  Izmid Mustakil Mutasarrifligi olur. &amp;mdash; Osmanlicada &amp;ldquo;d&amp;rdquo; ve &amp;ldquo;r&amp;rdquo; harfleri birbirine cok benzediginden ozellikle yazismalarda Izmir ile karistirilmamasi icin &amp;ldquo;d&amp;rdquo; harfi &amp;ldquo;t&amp;rdquo; harfiyle degistirilerek &amp;ldquo;Izmit&amp;rdquo; denilmeye baslanir. Yil: 1906   Toplanti Salonu&amp;#39;na donmenin zamani geldi. Mutasarrif Halil Vehbi Bey oturumu actiktan sonra, Izmit&amp;rsquo;in Vilayet olmasini ve isminin de bu yoreyi fetheden Orhan Gazi&amp;rsquo;nin komutanlarindan Akcakoca Bey&amp;rsquo;in &amp;ldquo;adina izafeten&amp;rdquo; vilayetin &amp;ldquo;Kocaili&amp;rdquo; olmasini onerir. Bu isimdeki &amp;ldquo;il&amp;rdquo; yurt anlamindadir. 11 Subat 1922 gunu il ozel idare meclisi de bu oneri dogrultusunda karar verir ve alinan karar Ankara&amp;rsquo;ya bildirilir.              &amp;ldquo;Kocaeli&amp;rdquo; adi,  28 Ocak 1923 gunu Icisleri Bakanligi tarafindan onaylanir. Halil Vehbi Bey artik &amp;ldquo;vali&amp;rdquo;dir. Kocaeli&amp;rsquo;nin ilk valisidir.              Kocaeli iline bagli olan Yalova, kaplicalari nedeniyle turizm acisindan gelissin diye, 1930 yilinda Ataturk&amp;rsquo;un talimatiyla Istanbul&amp;rsquo;a baglanir. 1954 yilinda da Adapazari, il olduktan sonra Sakarya adini alir ve Kocaeli&amp;rsquo;den ayrilir.</description></item><item><title>Kocaelinin Tarihcesi</title><link>http://www.olcekkoyu.com/KonuOku.asp?id=204</link><description>   Dunyanin onemli yollarinin kavsak noktasi durumunda olan Kocaeli ve civarinda tarih oncesi caglardan, yaklasik olarak M.O. 3000&amp;#39;den itibaren insanlarin yasamakta oldugu yapilan arastirmalar sonucu ortaya cikmistir. Gunumuze kadar devamli isk&#226;n edilmis olan Kocaeli&amp;rsquo;ne ait ilk deliller M.&#219;. 12. yy.a kadar dayanmaktadir. Bu tarihlerde Frigler bolgeyi ellerinde tutmus, ardindan Yunanistan&amp;#39;in Megara sehrinden kendilerine yeni bir yer aramak icin yola cikan gocmen bir grup, simdiki Basiskele mevkiinde ASTAKOZ adini verdikleri sehri kurmuslardir. Trakia krali Lysimakhos&amp;#39;un ASTAKOZ&amp;#39;u tahrip etmesiyle bugunku Kocaeli&amp;#39;nin de uzerinde bulundugu yamaclara NlKOMEDIA adinda yeni bir sehir kurulur. M.O. 262 yilinda sehri insa ettiren Buyuk Iskender&amp;rsquo;in Anadolu&amp;#39;yu zaptetmekle gorevli krali Nikomedes, sehre esinin ismini vermistir. Giderek yukselen Bitinya Kralligi&amp;#39;nin merkezi Nikomedia, buyuk Helenistik sehir olur. MO. 91&amp;ndash;94 yillarinda Romalilara bagislanir. M.S. 284 yilinda imparator Diokletionus, Nikomedia&amp;#39;yi yeniden baskent yapar. Onun zamaninda Nikomedia; Roma, Antakya, Iskenderiye&amp;#39;den sonra dunyanin dorduncu buyuk sehridir. 11. yy.&amp;#39;in son ceyreginde Nikomedia, Selcuklular tarafindan fethedilir. I. Hacli Seferinde geri alinan Nikomedia, bir sure Latinlerin isgalinde kaldiktan sonra tekrar Selcuklulara gecer. Orhan Gazi zamaninda, Adapazari ve Hendek yorelerinin valisi Akcakoca, kenti alinca sehir Osmanli Devletinin egemenligine girer. Baslangicta Iznik&amp;rsquo;in yan komsusu anlaminda Iznikmid olan bu sehrin adi zamanla Kocaeli&amp;rsquo;ne donusmustur. 1888 yilina kadar Istanbul&amp;#39;a bagli kalan Kocaeli bu tarihten sonra ayri bir kent olur. Istiklal harbi oncesi Ingiliz ve Yunanli kuvvetlerin isgalinde kalan sehir 28 Haziran 1921&amp;#39;de kurtarilmis, Cumhuriyetin ilanindan sonra da Kocaeli vilayetinin merkezi olmustur. Cumhuriyet doneminde bolgeye yapilan sanayi yatirimlari ile sanayi alt yapisi tamamen sekillenir, hem devlet hem de ozel girisimler artar. Bugun ileri duzeyde sanayi ve endustri kenti olan Kocaeli; cevresi ile demiryolu ve en gelismis karayolu agina sahiptir. Bunun yani sira Derince ve Kocaeli limanlariyla da dunyanin dort bir yanina deniz yolu baglantisini kurmustur. Yuzolcumu acisindan kucuk bir il olan Kocaeli, gerek sanayi sektorundeki uretim, katma deger, gerekse bu sektorde calisan insan sektorundeki uretim, gerekse bu sektorde calisan insan acsindan sadece Turkiye icin degil, dunya icin de ilginc bir ornektir. Dogal guzellikleri, plajlari, yaylalari, kayak merkezi ve tarihi eserlerinin yaninda Karadeniz ve Marmara Denizine olan kiyilari ile Kocaeli ili ticaret ve turizm acisindan da ayri bir onem tasimaktadir.</description></item></channel></rss>
